Önce aklınıza sonra toprağınıza sahip çıkın
Gezegen şüphesiz hasta, canlılık dinamiği çoktan bozuldu. İnsanlığın hayatta kalabilmesi için acilen yeni bir ekonomik çerçeveye ihtiyaç var.
1937’de ABD Başkanı Franklin Roosevelt Eyaletlere yazdığı bir mektupta; “toprağını yok eden ulus, kendini yok eder” demişti. Gezegenin beş temel unsuru olan; toprak, su, ateş(enerji), hava, uzay hala kıymetli olsa da şimdilerde toprak hiç kimsenin garantisi altında değil. Uluslararası hukuk yoksul ülke toprak ve haklarını koruyamıyor.
Kritik Mineraller İçin Kritik Zamanlar
Kritik bir mineraliniz, doğal bir kaynağınız, elverişli bir iklim ve toprağınız mı var. Mesela Grönland’sınız çok uzaklardan ABD gibi bir ülke hiçbir açıklama yapmadan gelip tüm imkânlarınıza çökebilir. Fiziki olarak çökmese yoksul ülkelerin kifayetsiz muhteris yöneticileri zaten ülke kaynaklarını el altından fersah fersah zenginlerin emrine sunuyor.
Toprak Sahibi Olmanın Hiçbir Kıymeti Kalmadı
Böyle bir durumda “toprağınızın olması, kendi kendi kendine yetmeniz1 hiçbir şey ifade etmiyor. Her durumda ekonominin güçlü, teknolojiniz ileri değil, savunma gücünüz caydırıcı değilse toprak olsa ne yazar. Sosyal medya toprak satın alınla başlayan önerilerle dolu. Katiyen lüzumsuz bir yatırım, Gazze’nin turunç bahçeleri dünyaya nam salmıştı, Kırım’ın verimli toprakları AB’yi besliyordu. İki ülkede de köyde şehirde yaşayan kim varsa elinden malı mülkü alındı. Savaş başladığında kimse sen köylüsün toprağına dokunmayacağız demiyor, elde ne var ne yoksa hemen alıyorlar.
Petrol Şirketlerinin Yoksul Ülke Hükümetlerine Ödemeleri
ABD Menkul Kıymetler Borsa Komisyonu’na sunulan bir rapor, ABD hükümetinin de içinde bulunduğu madencilik şirketlerinin dünya çapında hükümetlere yaptıkları ödemeleri ortaya koydu. Exxon Mobil, Chevron gibi şirketlerden gelen milyarlarca dolarlık vergi yoksul ülkelerin seçkinlerine zenginlik olarak dönüyor. Exxon Mobil geçtiğimiz yıllarda Ekvator hükümetine 189,2 milyon dolar öderken tüm dünyada 28 ülkeye toplamda 32 milyar dolar para ödedi. Exxon geçen yıl petrolün yaklaşık üçte birini ve gazının yüzde 30’unu ABD’de üretmesine rağmen Birleşik Arap Emirlikleri’nde 5,6 milyar dolar ödeyerek beş kat fazla ödeme yaptı. Chevron Angola’da ABD’den çok daha az petrol ve doğalgaz üretmesine rağmen Angola’ya daha fazla ödeme yaptığı ortaya çıktı. Petrol şirketleri yoksul ülke siyasetini hedefleri için rüşvete boğuyor. Gelişmiş ülkelerde işler kısmen normal yürüse de yoksul ülke siyasetçileri vatanlarını persah persah pazarlıyor.
Ezcümle, artık yanında teknoloji ve paranız yoksa toprak sahibi olmanız hiçbir şeyi çözemez. Parayı toprağa gömene kadar bilimde, teknolojide ileri gitmekte fayda var benden söylemesi.