...
Dolar 43,7076
Euro 51,8295
Altın 7.017,44
BİST 14.339,30
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa 17°C
Yağmurlu
Bursa
17°C
Yağmurlu
Sal 16°C
Çar 9°C
Per 13°C
Cum 18°C

Görünmez Bursa: Sanayi Devinin Sosyal Çöküşü

12 Şubat 2026 08:51
A+
A-

Bursa, Türkiye’nin ihracat şampiyonu ve sanayi lokomotifi olarak anılsa da, parıltılı fabrika açılışlarının arkasında giderek derinleşen bir sosyal yarılma yaşanıyor.

Şehrin batısı lüks siteler, gurme restoranlar ve modern yaşam alanlarıyla Avrupa kentlerini andırırken; doğusu ve iç kesimleri yüksek kira baskısı, ulaşım çilesi ve her geçen gün zorlaşan yaşam koşullarıyla bir hayatta kalma mücadelesi veriyor. Bursa artık iki farklı şehre bölünmüş durumda ve bu bölünme sadece coğrafi değil, tamamen sınıfsal.

Sanayicinin nitelikli iş gücü bulamamaktan şikayet ettiği bir iklimde, o iş gücünün Bursa’da insanca barınabileceği bir metrekare alan kalmadı. Nilüfer hattındaki astronomik konut fiyatları, şehrin asıl yükünü sırtlayan emekçiyi Yıldırım’ın, Kestel’in Gürsu’nun dar sokaklarına mahkum ediyor. Bu durum, sadece bir yerleşim sorunu değil; Bursa’nın gelecekteki huzurunu tehdit eden bir sosyal adaletsizlik meselesidir. Üretenin tüketemediği, var edenin varlık içinde yokluk çektiği bir düzen, Bursa’nın marka değerini sadece kağıt üzerinde bırakıyor.

Belediyelerin kültür sanat festivalleriyle bu derin yarayı pansuman etme çabası ise ne yazık ki yetersiz kalıyor. Vatandaşın derdi akşam gideceği konser değil, sabah bindiği o tıkış tıkış otobüs ve ay sonunda ödeyeceği ev kirasıdır. Sanayi devlerini şehre davet ederken, o devlerin içinde çalışacak binlerce insanın nerede yaşayacağı, çocuğunu hangi okula göndereceği hiç hesap edilmedi. Bursa, plansız büyümenin bedelini bugün sosyal huzursuzlukla ödüyor.

Siyasetin bu noktada “kim haklı” tartışmasını bırakıp, kim yaşıyor sorusuna yanıt vermesi gerekiyor. Şehrin doğusu ile batısı arasındaki bu uçurum kapandığı gün Bursa gerçekten büyükşehir olacaktır. Aksi takdirde, bir tarafın parladığı diğer tarafın ise karanlıkta kaldığı bu tablo, sadece siyasi bir başarısızlık değil, bir kentleşme trajedisidir. Bursa’nın ihtiyacı olan şey yeni bir OSB veya yeni bir festival değil; bu şehrin her sokağına adil dağıtılan bir refah ve planlı bir gelecektir.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.