Dolar 47,9013
Euro 55,5477
Altın 6.820,06
BİST 14.132,06
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa 29°C
Parçalı Bulutlu
Bursa
29°C
Parçalı Bulutlu
Sal 31°C
Çar 33°C
Per 34°C
Cum 33°C

27 Yıl Sonra En Ağır Gerçeğimiz Evlerin Yarısı Hâlâ Güvencesiz

17 Ağustos 2026 10:33
A+
A-

Merkez üssü Gölcük olan 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin üzerinden 27 yıl geçti. Takvim ilerledi; fakat depremin Türkiye’ye sorduğu temel soru hâlâ masada duruyor: Yeni bir büyük sarsıntıya gerçekten hazır mıyız?

Anadolu Ajansının DASK verilerinden hazırladığı çalışmaya göre Türkiye’deki konutların yaklaşık yarısının zorunlu deprem sigortası bulunmuyor. Üstelik sigorta, binayı sağlamlaştıran değil, deprem sonrasında mali kaybı sınırlayan bir araçtır. Mali güvence tablosu bile bu durumdaysa yapı güvenliği konusunda rehavete kapılmak mümkün değildir.


Bursa, Marmara’nın sanayi, üretim ve nüfus merkezlerinden biridir. Bu şehirde deprem güvenliği yalnızca konutların dayanıklılığı meselesi değildir. Fabrikaların, ulaşım hatlarının, enerji tesislerinin, haberleşme sistemlerinin ve tedarik zincirlerinin kesintisiz çalışabilmesi de aynı hazırlığın parçasıdır.


Her 17 Ağustos’ta aynı acıyı hatırlamak vicdani bir görevdir. Fakat gerçek anma; yapı envanterini güncellemek, riskli binaları dönüştürmek, toplanma alanlarını korumak ve vatandaşın hangi durumda nereye gideceğini önceden belirlemektir.


Deprem kader olabilir; denetimsizlik, hazırlıksızlık ve unutkanlık kader değildir. 27 yıl sonra hâlâ aynı cümleyi kuruyorsak, fay hattından önce yönetim anlayışımızı sorgulamalıyız.

REKLAM ALANI