Dolar 47,1650
Euro 54,0149
Altın 6.055,22
BİST 14.050,81
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa 31°C
Parçalı Bulutlu
Bursa
31°C
Parçalı Bulutlu
Cum 31°C
Cts 33°C
Paz 33°C
Pts 33°C

Güven

17 Temmuz 2026 14:05
A+
A-

Bugünlerde en çok sorulan sorulardan biri şu: Kime güveneceğiz?
İnsanlar değişebilir, şartlar değişebilir, beklentiler değişebilir. Bir zamanlar sarsılmaz sandığımız ilişkiler, kurumlar, hatta kendi planlarımız bile bir sabah başka bir yüze bürünebiliyor. Belirsizliğin bu kadar sık konuşulduğu bir dönemde, güven artık lüks bir duygu değil; ayakta kalmanın temel şartı haline geldi.

Ama her şeyden önce güvenmemiz gereken tek kişi vardır: Kendimiz.

Kendi değerlerimize, emeğimize, kararlarımıza ve ayağa kalkma gücümüze…

Lean dünyasında bir ilke vardır:”genchi genbutsu”

 git, gözünle gör, kendin anla. Çoğu zaman bunu dış dünyaya, sahaya, üretim hattına uygularız. Oysa en önemli “saha ziyareti” kendi içimize yaptığımızdır. Kendi Gemba’mıza gitmeden, kendi hakikatimizi görmeden, dışarıdan gelecek hiçbir onay bizi gerçekten taşımaz.

Çünkü insan, en sağlam adımı önce kendine güvendiğinde atar.

Bir kararın doğruluğunu çoğu zaman sonuçları değil, o kararı verirken içimizde taşıdığımız netlik belirler. Kendine güvenmeyen bir insan, en doğru fırsatın önünden bile tereddütle geçer. Kendine güvenen bir insan ise, hata yaptığında bile o hatayı bir çöküş değil, bir kaizen anı olarak görür: küçük bir düzeltme, bir sonraki adımın habercisi.

Başkalarının güvenini kazanmak önemlidir; ama kendi güvenini kaybetmemek çok daha önemlidir.

Çünkü dışarıdan gelen güven, çoğu zaman koşullara bağlıdır  bugün var, yarın rüzgârla birlikte değişebilir. Kendi içimizde inşa ettiğimiz güven ise, tıpkı iyi kurulmuş bir sistemde olduğu gibi, dışarıdaki dalgalanmalardan bağımsız çalışır. Sarsılabilir, ama temelden yıkılmaz.

Belki de bugün kendimize sormamız gereken soru şu değil: “Kime güvenebilirim?”

Belki gerçek soru şu: “Kendime ne kadar güveniyorum?”

Çünkü bu sorunun cevabı netleştiğinde, çevremizdeki güven ilişkileri de kendiliğinden şekillenmeye başlar. Sağlam bir zemin üzerinde duran insan, etrafındakilere de o sağlamlığı hissettirir.

Kendine güvenmek, kibir değildir. Kendini tanımak, sınırlarını bilmek, emeğinin kıymetini teslim etmek ve düştüğünde tekrar kalkabileceğine inanmaktır.

Ve belki de en sağlam yatırım budur: Kendimize güvenmeyi asla bırakmamak.

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.