Güven
Bugünlerde en çok sorulan sorulardan biri şu: Kime güveneceğiz?
İnsanlar değişebilir, şartlar değişebilir, beklentiler değişebilir. Bir zamanlar sarsılmaz sandığımız ilişkiler, kurumlar, hatta kendi planlarımız bile bir sabah başka bir yüze bürünebiliyor. Belirsizliğin bu kadar sık konuşulduğu bir dönemde, güven artık lüks bir duygu değil; ayakta kalmanın temel şartı haline geldi.
Ama her şeyden önce güvenmemiz gereken tek kişi vardır: Kendimiz.
Kendi değerlerimize, emeğimize, kararlarımıza ve ayağa kalkma gücümüze…
Lean dünyasında bir ilke vardır:”genchi genbutsu”
git, gözünle gör, kendin anla. Çoğu zaman bunu dış dünyaya, sahaya, üretim hattına uygularız. Oysa en önemli “saha ziyareti” kendi içimize yaptığımızdır. Kendi Gemba’mıza gitmeden, kendi hakikatimizi görmeden, dışarıdan gelecek hiçbir onay bizi gerçekten taşımaz.
Çünkü insan, en sağlam adımı önce kendine güvendiğinde atar.
Bir kararın doğruluğunu çoğu zaman sonuçları değil, o kararı verirken içimizde taşıdığımız netlik belirler. Kendine güvenmeyen bir insan, en doğru fırsatın önünden bile tereddütle geçer. Kendine güvenen bir insan ise, hata yaptığında bile o hatayı bir çöküş değil, bir kaizen anı olarak görür: küçük bir düzeltme, bir sonraki adımın habercisi.
Başkalarının güvenini kazanmak önemlidir; ama kendi güvenini kaybetmemek çok daha önemlidir.
Çünkü dışarıdan gelen güven, çoğu zaman koşullara bağlıdır bugün var, yarın rüzgârla birlikte değişebilir. Kendi içimizde inşa ettiğimiz güven ise, tıpkı iyi kurulmuş bir sistemde olduğu gibi, dışarıdaki dalgalanmalardan bağımsız çalışır. Sarsılabilir, ama temelden yıkılmaz.
Belki de bugün kendimize sormamız gereken soru şu değil: “Kime güvenebilirim?”
Belki gerçek soru şu: “Kendime ne kadar güveniyorum?”
Çünkü bu sorunun cevabı netleştiğinde, çevremizdeki güven ilişkileri de kendiliğinden şekillenmeye başlar. Sağlam bir zemin üzerinde duran insan, etrafındakilere de o sağlamlığı hissettirir.
Kendine güvenmek, kibir değildir. Kendini tanımak, sınırlarını bilmek, emeğinin kıymetini teslim etmek ve düştüğünde tekrar kalkabileceğine inanmaktır.
Ve belki de en sağlam yatırım budur: Kendimize güvenmeyi asla bırakmamak.