Bilginin Değeri Sayfa Sayısıyla Ölçülmez
Geçtiğimiz günlerde sosyal medyada dikkat çekici bir haber dolaştı. Bir yapay zeka şirketinin, modelini eğitmek amacıyla milyonlarca fiziksel kitabı satın alıp ciltlerini keserek dijital ortama aktardığı ve ardından geri dönüşüme gönderdiği iddia edildi. Haber kısa sürede “kitap kıyımı” başlığıyla yayıldı ve doğal olarak büyük tepki topladı.
İlk bakışta insanın aklına şu soru geliyor: Bir kitabı parçalamak gerçekten bilgiyi yok etmek midir?
Aslında burada tartışılması gereken konu kitapların fiziksel olarak kesilmesi değil. Çünkü o kitapların içindeki bilgi dijital ortama aktarılmış durumda. Fiziksel nesne ortadan kalksa da içerik yaşamaya devam ediyor. Kütüphaneler ve arşivler de yıllardır bazı eserleri benzer yöntemlerle dijitalleştiriyor.
Asıl mesele başka.
Yapay zeka, kaliteli bilgiyle eğitilmek zorunda. İnternette dolaşan eksik, hatalı ve doğrulanmamış bilgiler yerine, yılların birikimini taşıyan kitaplardan öğrenmesi daha doğru sonuçlar üretmesini sağlayabilir. Bu açıdan bakıldığında amaç, bilgiyi yok etmek değil; onu yeni bir öğrenme biçimine taşımaktır.
Ancak bunun da cevabı bekleyen önemli soruları var.
Bir yazarın emeği hangi şartlarda kullanılabilir? Telif hakkı nasıl korunmalıdır? Dijitalleştirilen eserlerden doğan ekonomik değer kimlerle paylaşılmalıdır? Yapay zekâ gelişirken kültürel üretimin sürdürülebilirliği nasıl güvence altına alınacaktır?
Bugün tartışmamız gereken konu, teknolojiyi durdurmak değil; onu hangi etik ilkelerle yöneteceğimizdir.
Tarih boyunca bilgi sürekli biçim değiştirdi. Kil tabletlerden papirüse, el yazmalarından matbaaya, basılı kitaptan e-kitaba geçtik. Her dönüşüm ilk anda endişeyle karşılandı. Ama bilgi yaşamaya devam etti.
Belki de bugün yaşadığımız dönüşüm de bunun yeni bir halkasıdır.
Çünkü geleceği belirleyecek olan, kitapların kâğıttan mı yoksa ekrandan mı okunduğu değildir.
Asıl belirleyici olan; bilginin özgürce üretilmesi, doğru korunması ve insanlığın ortak yararı için kullanılabilmesidir.
Teknoloji değişir, araçlar değişir, formatlar değişir.
Ama bilgiye duyulan saygı değişmemelidir.