Pestisit Yoğunluğu Yüksek Ortamlarda Yaşamak, Kanser Riskini %150’ye Kadar Artırabiliyor.
Institut Pasteur, IRD, Toulouse Üniversitesi ve Peru’daki Ulusal Neoplastik Hastalıklar Enstitüsü iş birliğiyle yürütülen ve Nature Health dergisinde yayımlanan yeni bir çalışma, bu konfor alanını ciddi biçimde sarsıyor.
SORUN TEK KİMYASAL DEĞİL, KARIŞIMLAR
Bugüne kadar yapılan araştırmaların büyük kısmı tek bir kimyasalı izole ederek değerlendirdi.
İnsanlar gıdada, suda ve havada aynı anda birden fazla pestisite maruz kalıyor. Bu çalışma tam da bu nedenle fark yaratıyor.
Araştırmacılar Peru genelinde 31 farklı pestisitin çevresel dağılımını modelledi. Ardından bu verileri 2007–2020 yılları arasında kaydedilen 150.000’den fazla kanser vakasıyla karşılaştırdı.
Maruziyet arttıkça kanser riski de artıyor.
12 FARKLI PESTİSİTLE YAŞAMAK, GÖRÜNMEYEN YÜK
Araştırmanın en çarpıcı bulgularından biri ise maruziyetin boyutu.
Özellikle kırsal bölgelerde ve yerli topluluklarda yaşayan bireyler, aynı anda ortalama 12 farklı pestisite yüksek konsantrasyonlarda maruz kalıyor.
Bu, tek bir kimyasalın değil, “kimyasal kokteylin” etkisini konuşmamız gerektiğini gösteriyor.
KANSER YILLAR ÖNCE BAŞLIYOR OLABİLİR
Pestisitler etkisini hemen göstermiyor.
Pascal Pineau liderliğinde yapılan moleküler çalışmalar, bu kimyasalların hücrelerin normal işleyişini yıllar öncesinden sessizce bozduğunu gösteriyor.
Özellikle karaciğer bu sürecin merkezinde. Çünkü vücuda giren kimyasalların büyük kısmı burada işleniyor.Belirti yok. Gürültü yok. Ama birikim var.
GÖRÜNMEYEN RİSKLERİN ÇAĞINDAYIZ
Zararlılar çoğaldığında, birlikte alındığında nasıl davranıyorlar?
Çünkü tek tek “güvenli” dediğimiz kimyasallar, birlikte çalıştığında sessiz bir sağlık krizine dönüşebiliyor.