Merhaba Bursa
Merhaba…
Yenişehir’in yollarından, Bursa’nın sokaklarından, insanın hâlinden gelen biriyim. Bir dönem radyoda mikrofon başında konuştum. Bir dönem gümrükte çalıştım. İnsan gördüm, yol gördüm, bekleyiş gördüm, telaş gördüm. Hayatın sadece büyük cümlelerden ibaret olmadığını da orada öğrendim.
Şimdi burada, bu köşede sizinle dertleşmeye geldim. Öyle ağır laflar etmeye, kimseye yukarıdan bakmaya niyetim yok. Ben bu şehrin insanına yine bu şehrin diliyle seslenmek isterim. Bazen bir annenin kaygısıyla, bazen bir çalışanın yorgunluğuyla, bazen de kapısının önünü süpüren bir Bursalı kadının sağduyusuyla yazacağım.
Bursa’yı seviyorum. Ama sevmek, her şeye susmak değildir. Seven insan görür. Seven insan üzülür. Seven insan gerektiğinde “bu böyle olmaz” der. Ben de bu köşede bazen güzel olanı alkışlayacağım, bazen eksik kalanı söyleyeceğim. Kırmadan ama saklamadan. Bağırmadan ama geri durmadan.
Atatürk’ün aklını, Cumhuriyet’in vicdanını kendime pusula bilirim. Bu memleketin kadınlarına, çocuklarına, emekçilerine, esnafına, sokaklarına, mahallesine inanırım. Çünkü şehir dediğin şey sadece binalardan oluşmaz. Şehir, sabah işe yetişen insanın adımıdır. Pazarda filesini doldurmaya çalışan annenin hesabıdır. Okula giden çocuğun güvenidir. Akşam eve ekmek götürme derdindeki babanın sessizliğidir.
Ben bu köşede işte bunları yazacağım. Bursa’nın derdini, Osmangazi’nin Orhangazi’nin Keles’in, Nilüfer’in Kestel’in Gürsu’nun, Büyükorhan’ın Orhaneli’nin, Harmancık’ın Mudanya’nın, Gemlik’in, Yıldırım’ın, İnegöl’ün, Yenişehir’in, Karacabey’in, Mustafakemalpaşa’nın, İznik’in sesini, mahallenin içinden geçen o ince sızıyı…
Kimi zaman bir yol meselesini, Kimi zaman Gürsu’da ki çiftçinin, kimi zaman Karacabey’deki domates üreticisinin, kimi zaman Gemlik’teki zeytincinin, İnegöl’deki mobilyacının, kimi zaman bir kadın hikâyesini, kimi zaman unutulan bir değeri, kimi zaman da hepimizin gözünün önünde olup da görmezden geldiği bir gerçeği konuşacağız.
Benim yazımda süslü cümle aramayın. Ne gördüysem onu söyleyeceğim. Ne hissettiysem onu yazacağım. Çünkü bazen en doğru söz, en sade sözdür. Bugün bu köşeden ilk kez sesleniyorum. Bir merhaba ile başlayalım istedim.
Merhaba Bursa.
Merhaba Büyükorhan
Merhaba Gemlik
Merhaba Gürsu
Merhaba Harmancık
Merhaba İnegöl
Merhaba İznik
Merhaba Karacabey
Merhaba Keles
Merhaba Kestel
Merhaba Mudanya
Merhaba Mustafakemalpaşa
Merhaba Nilüfer
Merhaba Orhaneli
Merhaba Orhangazi
Merhaba Osmangazi
Merhaba Yenişehir
Merhaba Yıldırım
Merhaba bu şehri seven, bu şehrin derdini kendi derdi bilen herkese.
Bundan sonra burada buluşacağız. Çayımızı koyup konuşur gibi. İçten, sakin, açık açık…