Gülümseme Maskesi Düştü Faturalar Coştu Bursa’nın Suyla İmtihanı
Bursa sokaklarında bugünlerde neyi dinleseniz konu dönüp dolaşıp o malum faturalara geliyor. Seçim meydanlarında verilen sözlerin, atılan o sıcak gülücüklerin yerini bugün buz gibi bir gerçeklik almış durumda. Nilüfer’den Osmangazi’ye, Yıldırım’dan en uzak kırsal mahallelere kadar herkesin elinde bir su faturası ve yüzünde aynı şaşkınlık ifadesi var. Eskiden iki yüz lira civarında gelen bir faturanın bugün bin iki yüz liralara fırlaması, vatandaşın sadece bütçesini değil, yerel yönetime olan güvenini de derinden sarsıyor. Gülümseyin Bursa sloganıyla yola çıkan Mustafa Bozbey yönetiminin, kentin en temel ihtiyacı olan suyu bir lüks tüketim maddesine dönüştürmesi, sadece bir ekonomi meselesi değil, aynı zamanda ciddi bir yönetim krizinin dışa vurumudur.
Büyükşehir Belediye Meclisi’nde ve BUSKİ Genel Kurulu’nda alınan kararların detaylarına girdiğimizde, aslında meselenin sadece çıplak su bedeline yapılan yüzde otuzluk zamla sınırlı olmadığını görüyoruz. Atık su bedel oranının yüzde yirmi beşten yüzde elliye çıkarılması ve daha da önemlisi, daha önce faturalardan çıkarılan katı atık bedellerinin yeniden su faturaları üzerinden tahsil edilmeye başlanması, Bursalıların cebine vurulan en büyük darbedir. Üstelik konut aboneleri için birinci kademe tüketim sınırının on sekiz metreküpten on iki metreküpe düşürülmesi, vatandaşın çok daha az su harcayarak en pahalı tarifeye yakalanmasına neden olan kurnazca bir hamledir. Bugün Nilüfer’de yaşayan bir abonenin, aynı kullanım miktarıyla üç yüz seksen lira öderken bir anda dokuz yüz lira ödemek zorunda kalması, hiçbir maliyet artışıyla açıklanabilecek bir durum değildir.
Siyasi tartışmalara baktığımızda ise ironi daha da derinleşiyor. 2020 yılında dönemin muhalefet temsilcilerinin Alinur Aktaş yönetimine yönelik zülüm eleştirileri, bugün bizzat kendi yönetimleri döneminde çok daha ağır bir biçimde vatandaşa yaşatılıyor. AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan’ın da dile getirdiği gibi, Nisan 2024’ten Temmuz 2025’e kadar suya yapılan toplam zammın yüzde yüz yetmiş biri bulması ve ulaşımdaki devasa artışlar, Bursa’nın hizmet değil adeta bir kar merkezi gibi yönetildiğini gösteriyor. Göreve gelir gelmez yapılan yüzde yirmi beşlik indirimin bir buçuk milyar liralık bir zarara yol açtığı ve bu zararın şimdi katlanarak vatandaştan çıkarıldığı iddiası, hesapsız kitapsız atılan adımların faturasının yine halka kesildiğinin kanıtıdır.
Başkan Bozbey’in BUSKİ’nin mali tablosunun vahim olduğu yönündeki savunmaları ve tarihinde ilk kez belediyeden bir milyar liralık nakit desteği sağlandığı açıklamaları, kurumun içine düştüğü acizliği örtbas etmeye yetmiyor. Ovaakça’da ya da Özlüce’de kanalizasyonların derelere aktığı, iklim krizinin kapıda olduğu gibi argümanlar, onca yıllık yerel yönetim tecrübesine sahip bir isim için ancak gecikmiş birer itiraf niteliği taşıyabilir. Vatandaşın derdi kurumun geçmişteki ihmalleri değil, bugün musluğunu açtığında ödemek zorunda kaldığı haksız tutardır. Sosyal medyada yükselen çığlıklar, halkın su zammı üzerinden adeta sömürüldüğü algısını güçlendiriyor. Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz’ın ihtiyaç sahibi vatandaşların su faturalarını belediye olarak karşılama kararı alması ise sosyal belediyecilik dersi niteliğinde bir karşı hamle olarak tarihe geçiyor.
Ulaşıma yapılan yüzde on beşe varan zamlar ve abonman kartlarındaki gizli artışlar da bu kötü yönetim anlayışının tuzu biberi oldu. Bir zamanlar on iki lira olan ulaşım ücretinin otuz beş liraya çıkması ve öğrenci abonmanlarının sessiz sedasız neredeyse üç katına fırlaması, özellikle dar gelirli kesim için Bursa’da yaşamayı her geçen gün biraz daha zorlaştırıyor. Belediyeler kar etme yeri değil, hizmet üretme merkezleridir. Ancak görünen o ki, Bursa Büyükşehir Belediyesi bugün hizmet yerine mazeret üretmeyi, vatandaşa konfor sunmak yerine trajikomik açıklamalarla zaman kazanmayı tercih ediyor. Eğer bu zam fırtınası ve plansız yönetim anlayışı bu hızla devam ederse, Bursa halkının sandıkta verdiği o güçlü desteği aynı hızla geri çekmesi işten bile değildir.