Tehditlere karşı, omuz omuza
Birlik ve duruş, geleceğimiz için sarsılmaz bir iradedir.
Tarih boyunca milletler, ancak birlik olduklarında zorlukları aşabilmiş, ihanetleri bertaraf edebilmiştir. Bugün de ülkemiz, içeriden ve dışarıdan örülmeye çalışılan karanlık ağlara karşı direnişini sürdürürken, bu mücadelede en kritik silahımız “birlik” olacaktır. Ne var ki son dönemde siyasi arenada yaşananlar, bu birliği zedeleyecek hamlelerle dolu. Özgür Özel’in “Siyaset bitmiş, sokak başlamıştır” söylemiyle başlattığı tartışmalar, CHP içindeki bazı isimlerin yabancı güçlerle kurduğu iddia edilen ilişkiler ve kamu kaynaklarını hedef alan suçlamalar, toplumsal huzuru sarsma potansiyeli taşıyor.
İhanet maskesi altında yatan hırsızlar
Uğur Mumcu’nun dediği gibi, “Bu ülkede banka soyarken kar maskesi, devleti soyarken Atatürk maskesi takılır.” Bugün de aynı oyun sahneleniyor.
Ekrem İmamoğlu’nun yolsuzluk iddiaları, Saraçhane’deki bülbüllerin savrulmaları ve “FETÖ ile ilişki” suçlamaları, Mumcu’nun sözlerini hatırlatıyor. İddialara göre, kamu kaynakları kişisel çıkarlar uğruna heba ediliyor, “hırsızlık” kılıfına uyduruluyor. Ancak unutulmamalıdır: “Halkın ekmeğine göz dikenler, tarihin çöplüğünde yerini alır.”
Kalem satılıksa, geriye ne kalır ki?
Basın, demokrasinin bekçisidir. Ne yazık ki bugün bazı “kalemşorlar“, Sedat Simavi’nin “Kalemini kır, satma!” uyarısını unutmuş görünüyor. Halk TV, Birgün, Sözcü gibi mecraların “yalan makinesine” dönüştüğü iddiaları, toplumun zihnini bulandırıyor.
Maltepe mitingindeki abartılı rakamlar, Ekrem’in “suçsuzluğu” naraları, parayla satın alınmış bir medya performansı olarak yorumlanıyor. Oysa gerçek gazetecilik, iktidara değil hakikate hizmet eder.
Dış mihraklar ve içerideki piyonlar
“Türkiye Yüzyılı”nı hedef alanlar, yalnızca yerel işbirlikçilerle sınırlı değil. CIA, MI6 ve Mossad gibi istihbarat örgütlerinin “aparatları”nın devreye girdiği iddiaları, ülkeyi kaosa sürükleyerek NATO’nun müdahalesine zemin hazırlama planlarını akla getiriyor.
Tarih bize şunu öğretti: “Dış güçler, ancak içerideki zayıflıkları kullanır.” Özgür Özel’in Avrupalı devletlere yönelik tavrı da bu bağlamda sorgulanıyor.
FETÖ’nün gölgesi ve yeni operasyonlar
FETÖ ile ilişkisi olduğu iddia edilen isimlerin siyasette ve medyada konumlanması, kaygı verici. Hasan İmamoğlu’nun FETÖ’ye arsa tahsis ettiği, Ekrem’in FETÖ kanalında program yaptırdığı iddiaları, kirli bir geçmişi işaret ediyor. Ancak unutmayalım, “İhanet, kendi kuyusunu kazar.” Yaklaşan operasyonların, bu ilişkileri deşifre edeceği öngörülüyor.
Milletin duruşu, sakinlik ve irade
Devlet, 7/24 görev başında. Halkın sakinliği ise en büyük güç. Sokaklara dökülme çağrılarına rağmen, millet olgunluğunu koruyor. Çünkü biliyoruz ki, “Kaos, ancak hazır olmayanların sonudur.” Atatürk’ün mirasına sahip çıkanlar, manipülasyonlara kanmayacak kadar bilinçli.
Tarih şahit olacak
Bugün hırsızlık, yalan ve ihanetle anılanlar, yarının tarih kitaplarında yerini alacak. Önemli olan, bu süreçte milletçe kenetlenmek.
Uğur Mumcu’nun dediği gibi, “Gerçekler, gün gelir sudan çıkan kılıç gibi parlar.” Bize düşen, sabırla gerçeklerin ortaya çıkmasını beklemek ve “Türkiye Yüzyılı”na omuz verenlerin yanında durmaktır.
“Kalemini satan, vicdanını kaybeder.”
“Devletine sahip çıkmayan, geleceğine ihanet eder.”
“Birlikte yaşar, birlikte direniriz.”
Bu mücadelede herkesin rolü var, Ya satılmışlığın parçası olursunuz, ya da Türkiye’nin şerefli bir neferi… Tercih sizin.