Siyasette Yeni Eşik: Söz Bitti, Doğrulama Başlıyor
Ankara’da bugün yapılacak Takip ve Değerlendirme Kurulu toplantısı, Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun’un sahadaki ilk ciddi sınavı olacak.
Artık tartışılması gereken, siyasi kürsülerde kurulan büyük cümlelerden çok sürecin hangi ölçütlerle denetleneceğidir.
Kanun, ilgili güvenlik kurumlarının örgütün fiilî varlığının sona erdiğini ve bütün silahların teslim edildiğini tespit etmesini; bu durumun Millî Güvenlik Kurulu tarafından teyit edilerek ilan edilmesini öngörüyor. Kâğıt üzerindeki çerçeve açık. Asıl mesele, doğrulamanın şeffaflığı, takvimin ölçülebilirliği ve kamuoyunun doğru bilgilendirilmesidir.
Ankara kulislerinde bugün aranması gereken başlık kabine değişikliği ya da makam hesapları değildir. Esas soru şudur: Devlet, güvenlikten taviz vermeden toplumsal bütünleşmeyi hangi somut adımlarla güçlendirecek? Hükümetin sorumluluğu uygulamayı hukuk içinde yürütmek; muhalefetin sorumluluğu ise süreci peşinen reddetmek veya kayıtsız şartsız alkışlamak değil, denetlenebilir hâle getirmektir.
Böylesine hassas dönemlerde bilgi boşluğu, söylentilerin en verimli toprağıdır. Yetkili kurumlar düzenli ve ölçülü açıklama yapmazsa doğrulanmamış iddialar siyasetin önüne geçer. Türkiye’nin ihtiyacı yeni kamplaşmalar değil; devlet ciddiyeti, hukuki güvence ve milletin hiçbir ferdini dışarıda bırakmayan sağlam bir toplumsal mutabakattır.