Dolar 46,8088
Euro 53,5617
Altın 6.277,78
BİST 14.417,91
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa 31°C
Parçalı Bulutlu
Bursa
31°C
Parçalı Bulutlu
Cts 28°C
Paz 29°C
Pts 28°C
Sal 29°C

Orhangazi’de Sisli Bir Provokasyon: Gazeteciye Saldırı mı, Hakikate Suikast mı?

4 Temmuz 2026 19:49
A+
A-

Bursa bazen büyük lafları küçük meydanlarda sınar. Orhangazi’de, Paşapınar’da, bir aşure etkinliğinin ardından yaşandığı aktarılan saldırı da tam olarak böyle bir yerden okunmalı. Çünkü mesele sadece bir gazetecinin boğazına sarıldığı iddiası değil. Mesele, bu şehirde haber yapan, soru soran, canlı yayına çıkan, dosya açan insanların hangi iklimin içinde çalıştığıdır.

Gazeteci İrfan Aydın’ın peş peşe yaptığı paylaşımlar ve ardından çıktığı canlı yayın, olayı sıradan bir tartışmanın çok ötesine taşıdı. Aydın, saldırganın bazı çevrelerce yönlendirilmiş olabileceğini öne sürüyor. Burada çok dikkatli konuşmak gerekir. Kimseye peşinen suç yüklenemez, kimse hakkında mahkeme kurulamaz. Ama şu da görmezden gelinemez. Bir gazeteci bir dosyayı gündeme aldıktan sonra hedef haline geldiğini söylüyorsa, bu iddia savcılık dosyasının konusu olmadan önce kamu vicdanının da konusu olur.

Bursa’nın asıl sınavı burada başlıyor. Bizde çoğu zaman olayın kendisi değil, olaydan sonra kurulan sis perdesi büyür. Önce saldırı konuşulur, sonra saldırganın kim olduğu, kimlerle geldiği, kimin yanında durduğu, hangi dedikoduyla beslendiği tartışılır. Sonunda asıl soru arada kaynar. Bir gazeteci neden kendini güvende hissetmiyor?

Orhangazi küçük bir yer değil. Bursa’nın sanayi, tarım, inşaat, siyaset ve yerel güç dengeleriyle iç içe duran en hassas ilçelerinden biri. Bir yanda zeytin, bir yanda imar, bir yanda yerel siyaset, bir yanda sosyal medya üzerinden büyüyen itibar savaşları var. Böyle yerlerde haber sadece haber değildir. Bazen bir ruhsat dosyasının, bazen bir ihale söylentisinin, bazen bir inşaat tartışmasının, bazen de mahallede fısıltıyla yayılan bir iddianın kapısını aralar. Yerel gazetecilik bu yüzden Ankara’dan bakınca küçük görünür ama sahada çoğu zaman en sert basınç oradadır.

Türkiye’nin genel havası da buna çok müsait. Basın özgürlüğü endekslerinde ülkenin bulunduğu yer ortada. Dijital haber raporlarında haber güveni düşüyor, sosyal medya haberin önüne geçiyor, dezenformasyon gerçek haberin omzuna basıp yükseliyor. İnsanlar artık önce izliyor, sonra kızıyor, en son düşünüyor. Bu sıralama tersine döndüğünde de saldırı iklimi oluşuyor. Kaleme cevap vermesi gerekenler bazen iddiaya belgeyle değil, gürültüyle karşılık vermeyi tercih ediyor.

Dünyada da tablo farklı değil. Gazetecilik, savaş bölgelerinde kurşunla, otoriter iklimlerde mahkeme koridorlarıyla, yerelde ise çoğu zaman mahalle baskısıyla sınanıyor. Gazze’den Ukrayna’ya, Avrupa’dan Türkiye’ye kadar ortak mesele şu: Haberi yapan insanı hedefe koyduğunuzda aslında kamunun haber alma hakkını hedefe koymuş oluyorsunuz. Bu yüzden Paşapınar’da yaşandığı aktarılan olay sadece Orhangazi’nin değil, Bursa’nın da ciddiye alması gereken bir başlıktır.

Aydın’ın ikinci paylaşımındaki öfke anlaşılabilir. Bir saldırı yaşadığını söyleyen insanın sesi titrer, cümlesi sertleşir, refleksi keskinleşir. Ama tam da bu noktada gazetecilik soğukkanlılık ister. Çünkü öfke haklılığı büyütmez, bazen haklılığın üstünü örter. Bu olayda en güçlü zemin hakaret değil, delildir. En güçlü cevap bağırmak değil, sürecin şeffaf biçimde aydınlatılmasıdır. Kim geldi, kim getirdi, olay öncesi ne konuşuldu, saldırı anında kimler vardı, güvenlik kameraları ne gösteriyor, tarafların resmi beyanı ne? Bu soruların cevabı verilmeden Bursa’nın içi rahat etmez.

Zafer Partisi Orhangazi tarafına ilişkin Aydın’ın aktardığı temas ve üzüntü beyanı da bu yüzden önemlidir. Bir siyasi yapı, adı bir olayın çevresinde anıldığında en doğru refleksi hızlı, açık ve mesafeli durarak verir. Eğer olayla bağı olmayan bir teşkilat varsa bunu en net şekilde kamuoyuna anlatır. Eğer teşkilat çevresinde kontrolsüz bir ilişki ağı varsa onu da kendi içinde ayıklar. Siyaset burada savunma pozisyonuna sıkışmamalı, şeffaflık pozisyonuna geçmelidir.

Bu yazının meselesi bir tarafı mahkum etmek değil. Mesele daha basit ve daha ağır. Bursa’da bir gazeteciye yönelik saldırı iddiası varsa, bunun üzeri sosyal medya atışmalarıyla kapatılamaz. Kapatılırsa yarın başka bir gazeteci, başka bir dosya, başka bir ilçede aynı yalnızlığı yaşar.

İrfan Aydın’ın geçmişinde kurşunla, cezaeviyle, sert dosyalarla anılan bir gazetecilik hikayesi var. Daha önce yazılan yazıda da kalemin bedelinden söz edilmişti. Bugün o cümlenin yanına yeni bir cümle eklemek gerekiyor. Kalemin bedeli sadece gazetecinin ödediği bedel değildir. O bedel ödenirken şehir sessiz kalırsa, asıl faturayı toplum öder.

Bursa’nın ihtiyacı daha fazla kavga değil, daha fazla açıklık. Daha fazla dedikodu değil, daha fazla belge. Daha fazla linç değil, daha fazla hukuk. Çünkü hakikat sahipsiz kalırsa, meydanı en çok bağıranlar alır. Oysa şehirlerin hafızasını bağıranlar değil, kayda geçenler tutar.

Bu olayda yapılması gereken bellidir. İddialar savcılık ve kolluk tarafından titizlikle incelenmeli, tarafların beyanları alınmalı, olayın siyasi, kişisel ya da tesadüfi yönü somut verilerle ayrıştırılmalı. Gazetecinin güvenliği sağlanmalı, kamuoyu da dedikoduyla değil bilgiyle beslenmelidir.

Bursa bunu hafife alamaz. Çünkü bugün bir gazetecinin boğazına uzandığı iddia edilen el, yarın kamunun haber alma hakkına uzanmış sayılır. İşte o noktada mesele kişisel olmaktan çıkar, şehir meselesi olur.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.