Baharın Ateşi, Şehrin Hafızası
Hıdırellez ateşi bu yıl da Bursa’nın farklı köşelerinde yandı. Ateşin üzerinden atlayanlar yalnızca dilek tutmadı; yüzyıllardır kuşaktan kuşağa aktarılan ortak bir kültürün etrafında buluştu.
Her yıl 6 Mayıs’ta kutlanan Hıdırellez, doğanın uyanışını, bolluğu ve bereketi simgeliyor. Türkiye ile Kuzey Makedonya’nın ortak kültür mirası olarak 2017 yılında UNESCO İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Temsilî Listesi’ne alınması, bu geleneğin sınırları aşan değerini gösteriyor.
Nilüfer Belediyesi tarafından Görükle’de düzenlenen 13. Geleneksel Hıdırellez Şenliği, mübadil kültürünü baharın coşkusuyla buluşturdu. Lozan Mübadilleri Kültür ve Dayanışma Derneği ile bölgedeki sivil toplum kuruluşlarının şenliğe katkı sunması, yerel kültürün ancak ortak emekle yaşatılabileceğini gösterdi.
Osmangazi Belediyesi de Kamberler Parkı’nda Yeşil Bursa Roman Dernekleri Federasyonu ve Osmangazi Kent Konseyi iş birliğiyle binlerce Bursalıyı bir araya getirdi. Roman kültürünün müziği, neşesi ve güçlü toplumsal hafızası, Hıdırellez’in birleştirici ruhuna ayrı bir renk kattı.
Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir ile Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’ın bu geleneklere sahip çıkmasını değerli buluyorum. Şehirlerin kimliği yalnızca tarihî binalarla korunmaz; türküler, ritüeller, sofralar ve birlikte yaşama kültürü de geleceğe taşınmalıdır.
Hıdırellez ateşi bir gece yanıp sönebilir, fakat etrafında kurulan kardeşlik uzun süre yaşar. Bursa’ya düşen, farklı kültürlerini birer ayrılık sebebi değil, şehrin zenginliği olarak görmektir. Bahar toprağa nasıl yeniden hayat veriyorsa ortak gelenekler de şehirlerin hafızasını tazeler.