Dolar 48,0997
Euro 56,1291
Altın 7.171,10
BİST 14.356,12
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa 32°C
Açık
Bursa
32°C
Açık
Çar 32°C
Per 32°C
Cum 28°C
Cts 26°C

Darbelerin Takvimi Olur, Mazereti Olmaz

28 Mayıs 2025 10:57
A+
A-

Türkiye, 27 Mayıs 1960 sabahına radyodan okunan bir bildiriyle uyandı. Milletin oyuyla oluşan siyasi düzen silah zoruyla ortadan kaldırıldı, Türkiye Büyük Millet Meclisi feshedildi ve anayasal hayat askıya alındı. Cumhuriyet tarihinin ilk askerî darbesi, sonraki müdahalelerin de karanlık kapısını araladı.

Aradan geçen 65 yıla rağmen Yassıada’da yaşananlar milletin hafızasından silinmedi. Dönemin Cumhurbaşkanı Celal Bayar, Başbakan Adnan Menderes, bakanlar ve milletvekilleri aylarca ağır şartlar altında tutuldu. Yargılama görüntüsü verilen sürecin sonunda Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan idam edildi.

Siyasi iktidarlar eleştirilebilir, seçimle değiştirilebilir ve hukuk önünde hesap verebilir. Ancak hiçbir hata, hiçbir gerilim ve hiçbir siyasi anlaşmazlık, millet iradesinin silahla ortadan kaldırılmasına gerekçe olamaz. Darbenin bahanesi çoktur; meşruiyeti ise yoktur.

27 Mayıs’ın Türkiye’ye bıraktığı en ağır miras, ordunun ve sivil siyasetin arasına yerleştirilen vesayet düşüncesidir. Bu anlayış 12 Mart’ta, 12 Eylül’de, 28 Şubat’ta ve farklı biçimlerde yeniden ortaya çıktı. Her müdahale ülkenin hukukuna, ekonomisine ve toplumsal barışına ağır bedeller ödetti.

Demokrasi yalnızca sandığı kazanmak değildir. Kaybetmeyi kabul etmek, hukuka bağlı kalmak, seçilmiş iradeye saygı göstermek ve devletin kurumlarını siyasi hesapların dışında tutmaktır. Aynı ölçü, iktidarlar kadar muhalefet ve bütün kamu kurumları için de geçerlidir.
Adnan Menderes’i, Fatin Rüştü Zorlu’yu ve Hasan Polatkan’ı rahmetle anıyorum. 27 Mayıs’tan çıkarılacak hüküm açıktır: Türkiye’nin yönünü silahlar değil millet belirler. Darbelerin takvimi olabilir, fakat hiçbir zaman haklı bir mazereti olamaz.

REKLAM ALANI