Bisiklet Yolu, Şehrin Medeniyet Şerididir
Dünya Bisiklet Günü, sosyal medyada paylaşılan birkaç renkli fotoğrafla geçiştirilecek bir tarih değildir. Bisiklet; temiz hava, hareketli yaşam, düşük ulaşım maliyeti ve daha az trafik demektir. Kısacası iki tekerlek, doğru planlandığında bir şehrin hayat kalitesini değiştirir.
Bursa, nüfusu ve araç yoğunluğu sürekli artan bir kent. Her ulaşım sorununa yeni yol ve daha geniş kavşakla cevap vermek ise uzun vadede çözüm üretmiyor. Şehirlerin artık otomobiller için değil, insanlar için tasarlanması gerekiyor.
Nilüfer bu konuda Bursa’nın en güçlü potansiyeline sahip ilçelerinden biridir. Nilüfer Belediyesinin 2025-2029 Stratejik Planı’nda bisikletli ve yaya öncelikli ulaşımı açık bir hedef olarak belirlemesi değerlidir. Mysia Yolları gibi doğayla kültürü buluşturan güzergâhlarda bisikletlilere alan açılması da bu anlayışı destekliyor.
Geçtiğimiz günlerde Özlüce’den başlayan Gran Fondo Bursa’ya farklı şehirlerden yüzlerce bisiklet sporcusunun katılması, Bursa’nın bu alandaki imkânını gösterdi. Büyükşehir Belediyesinin desteklediği organizasyonun Nilüfer’den Mudanya kırsalına uzanması, spor ile şehir tanıtımını aynı rotada buluşturdu.
Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’in bisikletli ve yaya öncelikli ulaşım hedefini önemsemesini doğru buluyorum. Ancak asıl başarı, bisiklet yollarının birbirine bağlandığı, güvenli kavşaklarla desteklendiği ve gündelik ulaşımın parçası hâline geldiği zaman ortaya çıkacaktır.
Bisiklet yolu yalnızca zemine çekilmiş renkli bir çizgi değildir. Çocuğun okula, çalışanın işine, vatandaşın pazara güvenle ulaşabilmesidir. Şehir bisiklete yer açtıkça yalnızca trafik değil, insan da nefes alır.