Depremi Anmak, Güvenli Evler Kurmakla Olur
17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin üzerinden 26 yıl geçti. Her yıl aynı acıyı hatırlıyor, kaybettiğimiz vatandaşlarımızı rahmetle anıyoruz. Fakat depreme karşı gerçek vefa, yalnızca anma töreni düzenlemek değil, riskli binaları güvenli konutlara dönüştürmektir.
Bursa’nın yapı stoku düşünüldüğünde kentsel dönüşüm ertelenebilecek bir çalışma değildir. Özellikle yoğun nüfusu ve plansız yapılaşma geçmişi bulunan Yıldırım’da atılan her dönüşüm adımı doğrudan insan hayatına dokunuyor. Bu nedenle Başkan Oktay Yılmaz’ın kentsel dönüşümü ilçenin öncelikli gündemi hâline getirmesi değerlidir.
Mehmet Akif Ersoy Mahallesi’nde başlatılan proje bunun somut örneklerinden biridir. Uzlaşma sürecinin ardından 21 bina ve 53 bağımsız bölüm yıkılırken bölgede 152 konut ile 13 iş yerinin yapılması planlandı. Eski ve güvensiz yapıların yerine modern yaşam alanlarının kurulması, Yıldırım’ın geleceği adına önemli bir kazanımdır.
Kentsel dönüşüm yalnızca binayı yıkıp daha yükseğini yapmak değildir. Yoluyla, otoparkıyla, yeşil alanıyla ve sosyal donatılarıyla mahallenin tamamını iyileştirmelidir. Yıldırım Belediyesinin dönüşümü imar sorunlarının çözümü ve yaşam kalitesinin yükseltilmesiyle birlikte ele alması doğru bir yaklaşımdır.
Bu süreçte vatandaşla uzlaşma en az mühendislik kadar önem taşır. İnsanların yıllardır yaşadığı evinden ve mahallesinden koparılmadan güvenli konuta ulaşabilmesi gerekir. Yerinde, adil ve şeffaf yürütülen dönüşüm hem güvenli binalar hem güçlü mahalle bağları oluşturur.
Deprem takvim sormaz, siyasi görüş ayırmaz ve ihmali affetmez. Bu nedenle Oktay Yılmaz yönetiminin riskli yapı stokunu azaltmaya yönelik kararlı çalışmaları desteklenmeli, dönüşüm ilçenin bütün mahallelerine yayılmalıdır. Yıldırım’da yenilenen her bina, yalnızca bugüne yapılan yatırım değil; olası bir afette kurtarılacak hayat demektir.
17 Ağustos’un bize bıraktığı en ağır ders açıktır: Sağlam olmayan binada geçirilen her gün büyük bir risktir. Yıldırım Belediyesi bu gerçeği sahadaki projelere dönüştürerek doğru bir sorumluluk üstleniyor. Depremde kaybettiklerimizi anmanın en anlamlı yolu, aynı acıların yeniden yaşanmasına izin vermemektir.