Gemlik’te Deprem Beklemiyor, Belediye Hâlâ Hazırlanıyor
Gemlik’te denize dönünce huzur, binalara bakınca endişe görüyorsunuz. Bir tarafta körfezin mavisi, diğer tarafta yılların yorgunluğunu taşıyan yapı stoku… İlçenin altında çalışan fayın ne toplantı takviminden haberi var ne de hazırlanacak yeni sunumlardan. O, belediyelerin proje dosyalarını tamamlamasını beklemiyor.
6 Şubat depremlerinin üçüncü yıl dönümünü geride bıraktık. Acının üzerinden üç yıl geçti fakat memleketin önemli bir bölümü hâlâ depremi meydana gelmeden önce değil, meydana geldikten sonra konuşuyor. Gemlik açısından bu alışkanlık ihmal değilse bile tehlikeli bir ağırdan almadır. Çünkü burada karşı karşıya bulunduğumuz mesele kaldırım taşı, park düzenlemesi veya kültür etkinliği değildir; doğrudan insan hayatıdır.
AFAD, 12 Ocak 2026’da Gemlik merkezli bölge düzeyi bir deprem tatbikatı gerçekleştirdi. Senaryoda 6,7 büyüklüğünde bir deprem meydana geliyor; Gemlik ve Orhangazi’de ağır hasar, bina yıkımları ve can kayıpları yaşanıyordu. Tatbikat elbette kıymetlidir ancak tatbikatın anlattığı hakikat daha kıymetlidir: Devlet, Gemlik merkezli ağır bir yıkım ihtimalini masada çalışıyorsa Gemlik Belediyesi de dönüşümü olağan belediyecilik temposuyla yönetemez.
Üstelik tehlikeyi biz söylemiyoruz. Belediye Başkanı Şükrü Deviren, yaklaşık bir yıl önce yaptığı açıklamada ilçedeki yapı stokunun yüzde 48’inin riskli olduğunu ifade etmiş, 7 büyüklüğündeki bir depremde 48 ila 50 bin kişinin hayatını kaybedebileceğine ilişkin bir öngörüden söz etmişti. Bu rakamın dayandığı bilimsel çalışmanın ayrıntıları ayrıca kamuoyuyla paylaşılmalıdır; fakat belediye başkanının ağzından çıkan böylesine ağır bir ihtimal dahi tek başına olağanüstü bir çalışma düzeni kurulmasını gerektirir.
Aradan geçen bir yılın sonunda aynı soruyu sormak Gemliklinin hakkıdır: Riskli olduğu belirtilen yapıların kaçı tek tek incelendi? Kaç bina için hak sahipleriyle görüşüldü, kaç parselde uzlaşma sağlandı, kaç binanın dönüşüm takvimi belirlendi? Vatandaşın önünde mahalle mahalle, ada ada, parsel parsel hazırlanmış bir yol haritası yoksa yüzde 48 rakamı bilgilendirme olmaktan çıkar, toplumun üzerine bırakılmış ağır bir korkuya dönüşür.
Gemlik Belediyesi’nin 4 Şubat tarihli meclis toplantısında Başkan Deviren daha da çarpıcı bilgiler verdi. Yoğun yapılaşmanın bulunduğu yaklaşık 350 hektarlık alanın neredeyse yüzde 80’inde zeminin son derece riskli olduğunun belirlendiğini söyledi. İstanbul Kentsel Dönüşüm Daire Başkanlığı tarafından hazırlanan Gemlik master planının şubat ayı sonunda tamamlanacağını, 23,5 hektarlık alanın ilk 10 hektarında çalışmaya başlanacağını ve BURKENT ile protokol yapıldığını açıkladı.
Bunlar önemsiz adımlar değildir fakat bir protokol güçlendirilmiş bina değildir. Hazırlanan master plan, anahtarı teslim edilmiş güvenli bir konut değildir. Proje çizmek, değerleme yapmak ve toplantı düzenlemek sürecin parçalarıdır; belediyeciliğin başarı hanesine yazılacak asıl iş ise vatandaşın güvenli evine girdiği gündür. Gemlik artık niyetlerin değil, tamamlanan işlerin konuşulacağı bir yönetim dili bekliyor.
Çünkü bu ilçede kentsel dönüşüm hikâyesi yeni başlamadı. Önceki dönemde “Gemlik Yeniden” adıyla hazırlanan proje için ödül alınmış, 23,5 hektarlık bölgede binlerce hak sahibiyle görüşüleceği açıklanmış, uzlaşmanın 150 günde tamamlanması hedeflenmişti. Balıkpazarı, Orhaniye, Halitpaşa, Yenimahalle ve Cumhuriyet mahalleleri projenin içine alınmış; ön uzlaşmaların başladığı duyurulmuştu. Gemlikliye dönemin parasıyla değil, dönemin umuduyla büyük bir gelecek resmi çizilmişti.
Şimdi Belediye Başkanı Şükrü Deviren, önceki tasarımın zemine uygun olmadığı için rafa kaldırıldığını söylüyor. Hatta mecliste kullanılan ifadeyle eski tasarımın “çöpe atıldığını” açıkça kabul ediyor. Burada alkışlanacak bir açıklık kadar sorgulanması gereken büyük bir kurumsal savrulma da vardır. Madem zemin uygun değildi, o proje hangi verilere dayanarak hazırlandı; ödül töreninden önce neden jeolojik gerçeklik masaya yatırılmadı; uzlaşma görüşmeleri neden bu teknik kesinlik sağlanmadan başlatıldı?
Bir belediye yönetimi değiştiğinde tabelalar değişebilir, kadrolar değişebilir, siyasi söylem değişebilir. Fakat kentin hafızası her seçimde sıfırlanamaz. Bir dönem ödüllü proje hazırlayıp sonraki dönem onu çöpe atıyor, ardından aynı alan için yeniden plan çiziyorsanız vatandaşın kaybettiği sadece zaman değildir. Harcanan para, tüketilen güven ve deprem karşısında yitirilen yıllar da bu hesabın içindedir.
Başkan Deviren, kentsel dönüşümün “boyacı küpü” olmadığını söylüyor; haklıdır. Binlerce hak sahibi, zemin iyileştirme maliyetleri, mülkiyet sorunları, finansman ihtiyacı ve geçici konut meselesi bir günde çözülemez. Fakat tam da bu nedenle vatandaşın önüne belirsiz ifadeler değil, açık bir çalışma takvimi konulmalıdır. Zor bir işin varlığı, yavaşlığın gerekçesi olabilir; belirsizliğin bahanesi olamaz.
Belediye, 75 dönümlük kamu arazisinin geçici yaşam alanı olarak kullanılabilmesi için Milli Emlak’tan tahsis talebinde bulunduğunu yaklaşık bir yıl önce açıklamıştı. Peki bu talebin sonucu nedir? Arazi tahsis edildiyse altyapı planı, kapasitesi ve kullanıma hazır hâle geleceği tarih neden açıklanmıyor; tahsis edilmediyse alternatif alan nerede? Dönüşüm başlayacaksa vatandaşın evinden çıktıktan sonra nereye gideceği, en az yapılacak binanın mimarisi kadar önemlidir.
Gemlik Belediyesi artık genel açıklamaları bırakıp beş temel bilgiyi kamuoyunun önüne koymalıdır: Öncelikli riskli binaların ve bölgelerin güncel envanteri, ilk 10 hektarlık etap için başlangıç ve bitiş takvimi, hak sahiplerinin karşılaşacağı maliyet tablosu, geçici barınma planı ve her ay güncellenecek bağımsız denetime açık ilerleme raporu. Bu bilgiler belediyenin internet sitesinde herkesin anlayabileceği şekilde yayımlanmalıdır. Vatandaş belediyeye gidip dosya sormamalı; belediye hesabını vatandaşa kendisi vermelidir.
Kentsel dönüşüm yalnızca bina yenilemek değildir. Sokakları, ulaşımı, otoparkı, yeşil alanı, altyapıyı ve sosyal hayatı yeniden kurmaktır. Fakat “elli yıllık Gemlik’i planlıyoruz” sözü, bugünün riskli binasında uyuyan aileye yarın sabah güvenli uyanacağının teminatını vermiyor. Elli yıllık hayal anlatılırken önümüzdeki beş yılın uygulama takvimi gösterilemiyorsa ortada vizyondan fazla sis vardır.
Gemlik Belediyesi’nin kültürel ve sosyal çalışmalar yapmasına kimsenin itirazı olamaz. Belediye insanın hayatına dokunacak, çorba da dağıtacak, sanat etkinliği de düzenleyecek, spor faaliyetlerini de destekleyecektir. Ancak altında riskli zemin, üstünde yorgun binalar bulunan bir kentte belediyenin asli gündemi hiçbir etkinliğin gölgesinde kalamaz. Sahnedeki alkış, riskli binadaki kolonun sesini bastırmamalıdır.
Gemlik’in altında fay, vatandaşın önünde belirsizlik, belediyenin masasında ise hâlâ tamamlanmayı bekleyen planlar var. Bu ilçe yeni bir slogan, yeni bir maket veya yeni bir sunum istemiyor. Gemliklinin beklediği şey açık, ölçülebilir ve hesabı verilebilir bir dönüşüm seferberliğidir. Çünkü deprem dosyada beklemiyor; Gemlik’in de daha fazla bekleme lüksü bulunmuyor.