Dolar 48,8005
Euro 56,0587
Altın 6.852,36
BİST 13.284,42
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa 27°C
Az Bulutlu
Bursa
27°C
Az Bulutlu
Pts 27°C
Sal 22°C
Çar 19°C
Per 22°C

BTSO’da Yüz Yıllık Hesap: Bursa Kiminle, Nereye Gidecek?

11 Ağustos 2026 01:13
A+
A-

Bursa’da bazı sandıklar vardır, sonucu sadece seçilen başkanı değiştirmez. Paranın nereye akacağını, sanayinin hangi yöne bakacağını, küçük esnafın masada ne kadar yer bulacağını da belirler.

Sonbahar yaklaştıkça Bursa iş dünyasındaki hareketlilik de artıyor. Bir tarafta 2013 yılından beri BTSO Başkanlığı görevini sürdüren İbrahim Burkay, diğer tarafta Bursa Ticaret Borsası Başkanı Özer Matlı var.

Burkay mevcut projelerin, kurumsal hafızanın ve devamlılığın temsilcisi olarak sahaya çıkıyor. Matlı ise değişim, üye odaklı yönetim ve reel sektör vurgusuyla karşılık arıyor. Nisan ayından bu yana yapılan temaslar, ziyaretler ve açıklamalar yarışın artık kapalı kapılar ardında değil, doğrudan sahada yürüdüğünü gösteriyor. Bursa Hakimiyet’ten Namık GÖZ‘ün seçim sürecine ilişkin aktardığı tablo da bunu açıkça ortaya koyuyor.

Ancak BTSO seçimlerini iki ismin yarışına indirgemek büyük hata olur. Çünkü bu seçimde mesele sadece kimin başkan olacağı değil. Bursa’nın önümüzdeki yıllarda nasıl bir sanayi politikası izleyeceği, küçük işletmelerin de oda yönetiminde ne kadar söz sahibi olacağı, tarım ile sanayi arasındaki dengenin nasıl kurulacağı ve kentin ekonomik kaynaklarının hangi projelere yöneltileceği de belirlenecek.

BTSO’da üyeler doğrudan başkan seçmiyor. Önce meslek komiteleri ve meclis üyeleri belirleniyor. Ardından oluşan meclis, yönetim kurulunu ve başkanı seçiyor. Yani kamuoyunun gördüğü büyük başkanlık yarışının asıl matematiği, meslek gruplarında kurulan küçük sandıklarda yazılıyor.

Bunu bilen bilir. Oda seçimlerinde büyük salonlarda yapılan konuşmalardan çok, haftalar öncesinden kurulan ilişkiler, sektör dengeleri ve komite listeleri belirleyici olur. Bir meslek grubunda kazanılan birkaç meclis üyesi, başkanlık seçimindeki bütün hesabı değiştirebilir. 5174 sayılı Kanun da oda meclisinin meslek gruplarından dört yıllığına seçilen üyelerden oluştuğunu ve seçim sürecinin ekim ayında başlayıp kasım içinde tamamlanmasını öngörüyor.

BTSO’nun seçim hafızası, aslında Bursa’nın ekonomik büyüme hikâyesidir. Oda, 6 Haziran 1889’da Koza Han’ın küçük bir odasında, 70 üyeyle yola çıktı. İlk başkan Osman Fevzi Efendi’ydi. Aradan geçen yıllarda Koza Han’ın tezgâhlarından organize sanayi bölgelerine, ipek ticaretinden otomotive, küçük atölyelerden dünya pazarlarına uzanan büyük bir dönüşüm yaşandı. BTSO’nun resmî tarihçesi, 1927 yılında üye sayısının 1.815’e ulaştığını kaydediyor. 2026 itibarıyle 60 bini aşmış durumda.

Son yüz yıllık döneme, yani 1925’ten bugüne baktığımızda koltukta oturan isimlerden çok, temsil ettikleri ekonomik dönemler dikkat çekiyor. Cumhuriyet’in ilk yıllarında İnegöllüzade Mehmet Saffet Bey’in meclis başkanlığı, henüz sanayi gücü sınırlı olan Bursa’nın ticaret merkezli yapısını temsil ediyordu. Sait Ete’nin 1940’tan 1951’e uzanan yönetim kurulu başkanlığı ise savaş yıllarından yeni ekonomik düzene geçişin dönemiydi.

1950’li ve 1960’lı yıllarda başkanların daha sık değiştiğini görüyoruz. Baha Cemal Zağra, Hayri Terzioğlu, Hasan Alkoçlar, Kamil Tolon ve Abdi Biçen gibi isimlerin görev yaptığı bu yıllar, Bursa’nın ticaret şehrinden sanayi şehrine dönüşmeye başladığı dönemdi.

Fabrika sayısı arttıkça BTSO’nun ağırlığı da arttı. Artık oda başkanı sadece tüccarın meselesini takip eden kişi değildi. Ankara ile ilişkileri yöneten, sanayi yatırımlarına yön veren, yeni üretim alanları konusunda söz söyleyen ve Bursa sermayesinin ortak çıkarlarını savunan güçlü bir aktöre dönüşüyordu.

1970’li yıllardan itibaren Ali Osman Sönmez dönemi başladı. Aralıklı görev sürelerine rağmen Sönmez’in etkisi 1995 yılına kadar devam etti. Bursa sanayisinin örgütlendiği, büyük sermaye gruplarının güç kazandığı ve oda siyasetinin şehir siyasetinden ayrı düşünülemez hale geldiği yıllardı bunlar.

BTSO’nun resmî başkanlar listesinde dikkat çeken en çarpıcı kayıt ise 1989 yılına aittir. M. Mutlu Uraz’ın yönetim kurulu başkanlığı yalnızca 27 Kasım ile 11 Aralık 1989 tarihleri arasında sürdü. On dört gün…

Bir oda başkanlığının iki hafta içinde değişmesi, BTSO sandığının zaman zaman ne kadar sert güç mücadelelerine sahne olduğunu anlatmaya yeter. İş dünyasında herkes sakin konuşur, herkes ortak akıldan söz eder. Fakat sıra temsil gücüne ve karar makamına geldiğinde hesaplar fabrikanın bilançosundan daha ince yapılır.

Ali Osman Sönmez döneminin ardından 1995 yılında Celal Sönmez başkanlık koltuğuna oturdu ve 2013 yılına kadar görev yaptı. Böylece BTSO’da uzun yıllara yayılan güçlü bir yönetim devamlılığı oluştu. Bu dönem Bursa sanayisinin ihracatla büyüdüğü, otomotiv ve tekstilde uluslararası tedarik zincirlerine daha güçlü bağlandığı yıllardı.

2013 seçimi ise BTSO tarihindeki en önemli kırılmalardan biri oldu. İbrahim Burkay ile İlhan Parseker’in listeleri yarıştı. Sandığa giden 128 meclis üyesinden 71’i Burkay’a, 55’i Parseker’e oy verdi; iki oy geçersiz sayıldı. Burkay böylece BTSO’nun 13’üncü yönetim kurulu başkanı oldu. Seçimden sonra Parseker’in rakibini ilk kutlayan isimlerden biri olması da oda geleneği açısından önemliydi. Dönemin seçim sonuçları, yarışın hem sert hem de kurumsal bir zeminde tamamlandığını gösteriyor.

Burkay döneminde BTSO klasik oda hizmetlerinin dışına çıktı. TEKNOSAB, GUHEM, BUTEKOM ve Bursa Business School gibi büyük ölçekli projelerle oda yönetimi, kentin ekonomik ve teknolojik dönüşümünde daha görünür hale geldi.

2018 seçiminde Burkay tek listeyle girdiği yarışta meclis üyelerinin tamamına yakınının desteğini aldı. Ali Uğur ise meclis başkanı seçildi. BTSO’nun 2018 seçim açıklaması, dört aylık seçim çalışmasının yüksek katılımla tamamlandığını kayda geçiriyor.

2022 seçiminde sandığa giden üye sayısı 12 bini aştı. Meslek komitesi sayısı 63’ten 70’e, komite üyesi sayısı 330’dan 380’e, meclis üyesi sayısı ise 134’ten 155’e yükseldi. Meclis ve komitelerin yüzde 35’i yenilendi.

Buraya kadar tablo güçlü görünüyor. Fakat aynı seçimde 70 meslek komitesinin 50’den fazlasında tek liste vardı. Bu durum bir taraftan uzlaşma ve kurumsal istikrar olarak okunabilir. Diğer taraftan rekabetin daraldığı, üyelerin gerçek anlamda seçenekler arasında karar veremediği bir yapı olarak da sorgulanabilir. BTSO’nun kendi seçim değerlendirmesi bu rakamları açıkça ortaya koyuyor.

Seçim sadece sandık kurmak değildir. Seçmene seçenek sunmaktır. Şimdi Bursa yeniden kritik bir eşiğe geliyor. İbrahim Burkay cephesinin elinde on üç yıllık bir yönetim dönemi, büyük projeler ve güçlü bir kurumsal yapı var. Özer Matlı cephesi ise değişim talebi, üretici kimliği, tarım ve reel sektör bağlantısı üzerinden yeni bir sayfa açmak istiyor.

BTSO'da Yüz Yıllık Hesap: Bursa Kiminle, Nereye Gidecek?

Bursa iş dünyası bu iki çizgiyi dikkatle tartacak.

Fakat bu yarışın dedikodulara, siyasi yakınlık iddialarına ya da kişisel kamplaşmalara sıkışması Bursa’ya zarar verir. Kimin kimi desteklediğinden önce, adayların neyi nasıl yapacağını konuşmak gerekir.

Tekstil firmaları daralan siparişlerle boğuşurken çözüm nedir? Küçük işletmeler yüksek finansman maliyetinin altında ezilirken BTSO hangi mekanizmayı kuracaktır? Avrupa Birliği’nin sınırda karbon düzenlemesine karşı kaç işletme hazırlanmıştır? Bursa’nın suyu, tarım toprağı ve sanayi alanları arasındaki denge nasıl korunacaktır? Yeni organize sanayi bölgeleri konuşulurken ulaşım ve çevre maliyeti nasıl hesaplanacaktır? Genç girişimciye yalnızca ödül mü verilecek, yoksa sermayeye ulaşabileceği gerçek bir sistem mi kurulacaktır? Kadınların oda meclisindeki temsili hangi seviyeye çıkarılacaktır?

Bunların cevabı yoksa seçim kampanyasının salonu ne kadar kalabalık olursa olsun, ortada Bursa’nın geleceğini taşıyacak bir program yok demektir.

BTSO’nun bugün 60 bini aşan üyeye ulaşması büyük bir güçtür. Ancak büyük kurum olmak, sadece üye sayısıyla ölçülmez. Üyenin derdini karar masasına taşıyabiliyorsanız büyüksünüz. Küçük işletmeyle büyük sanayiciyi aynı çatı altında adil biçimde temsil edebiliyorsanız büyüksünüz. Kentin parasını, toprağını ve geleceğini koruyabiliyorsanız büyüksünüz.

Bu seçimde her iki adaydan da açık, ölçülebilir ve takvime bağlanmış programlar beklemek Bursa’nın hakkıdır.

Hangi proje ne kadara mal olacak? Kaynağı nereden bulunacak? Kaç üyeye dokunacak? Kaç kişiye istihdam sağlayacak? Dört yılın sonunda başarı neye göre ölçülecek?

BTSO’nun yüz yıllık seçim tarihi bize bir şeyi çok açık gösteriyor. İsimler değişiyor, listeler değişiyor, salonlarda alkışlanan konuşmalar unutuluyor. Ama alınan ekonomik kararların bedeli ya da bereketi yıllarca Bursa’nın üzerinde kalıyor.

Bu yüzden sonbaharda kurulacak sandık, iki iş insanı arasındaki makam yarışı değildir. O sandığa Bursa’nın fabrikası, tarlası, çarşısı, atölyesi ve geleceği girecek. Kazananın kim olduğunu ise seçim gecesi açıklanan oylar değil, dört yıl sonra Bursa’nın geldiği yer gösterecek.

REKLAM ALANI