Çinli bilim İnsanları Çöpten Jet Yakıtı Üretti
Otomobilleri elektriklendirebilirsiniz. Trenleri elektriğe bağlayabilirsiniz. Fakat bugün bir yolcu uçağını binlerce kilometre boyunca bataryalarla uçurmak hâlâ son derece zor.
Bu yüzden havacılık sektörü iklim krizinin en zorlu cephesini oluşturuyor.
Tam da bu nedenle Çin’den gelen yeni bir araştırma bilim dünyasında heyecan yarattı.
Nanjing Ormancılık Üniversitesi ve Tsinghua Üniversitesi’nden araştırmacılar, günlük hayatta kullandığımız strafor atıklarını yüksek kaliteli jet yakıtına dönüştürmenin yolunu bulduklarını açıkladılar. Çalışma enerji alanının en prestijli yayınlarından biri olan Nature Energy dergisinde yayımlandı.
İşin en dikkat çekici tarafı ise bu yakıtın yalnızca atıklardan üretilmesi değil.
Petrol bazlı jet yakıtlarıyla maliyet açısından rekabet edebilecek seviyeye ulaşabilmesi.
Dünyanın En Sorunlu Atıklarından Biri
Araştırmacıların kullandığı malzeme polistiren.
Halk arasında daha çok strafor olarak biliniyor.
Televizyon kutularında, beyaz eşya ambalajlarında, yalıtım malzemelerinde ve tek kullanımlık gıda kaplarında karşımıza çıkıyor.
Geri dönüşüm sektörünün en sevmediği plastiklerden biri de yine bu malzeme.
Çünkü büyük bölümü havadan oluşuyor.
Hafif olduğu için taşınması pahalı.
Kolay kirleniyor.
Ayrıştırılması zor.
Bu nedenle dünyada ortaya çıkan polistiren atıklarının büyük bölümü geri dönüşüm tesislerine değil, doğrudan çöplüklere gidiyor.
Başka bir ifadeyle milyarlarca dolarlık potansiyel hammadde her yıl toprağa gömülüyor.
İki Aşamalı Kimyasal Mucize
Çinli araştırmacıların geliştirdiği sistem aslında iki aşamalı bir kimyasal dönüşüm süreci.
İlk aşamada polistiren atıkları hidrojen atmosferinde 460 derece sıcaklığa kadar ısıtılıyor. Böylece uzun plastik zincirleri daha küçük moleküllere ayrılıyor.
Daha sonra bu moleküller ikinci reaktöre aktarılıyor ve burada 160 derecede rutenyum katalizörüyle işleniyor.
Bu aşamada ortaya çıkan reaksiyonlar sonucunda alkan adı verilen hidrokarbon molekülleri oluşuyor.
İşte jet motorlarının ihtiyaç duyduğu enerji yoğun yakıt tam olarak bu moleküllerden oluşuyor.
Yani araştırmacılar plastik atıkları doğrudan uçak yakıtına dönüştürmüş oluyor.
Yüzde 95’e Yakın Dönüşüm
Araştırmanın en çarpıcı sonuçlarından biri verimlilik oranı.
Ekip, atık polistirenin yüzde 94,8’ini sıvı yakıta dönüştürebildiğini gösteriyor.
Bu oran geri dönüşüm teknolojileri açısından son derece yüksek.
Üstelik sistem yalnızca yüksek verim sunmuyor.
Daha önce geliştirilen bazı alternatif yöntemlere göre daha hızlı çalışıyor.
Daha düşük basınç gerektiriyor.
Ve ekonomik olarak da umut veriyor.
Araştırmacıların ön hesaplamalarına göre elde edilen yakıtın kilogram başına maliyeti 1 ila 1,80 dolar arasında olabilir.
Bu rakam günümüzde kullanılan geleneksel jet yakıtlarıyla doğrudan rekabet edebilecek seviyede.
Aynı Anda İki Krize Çözüm
Belki de araştırmanın en önemli tarafı burada.
Dünya aynı anda iki büyük sorunla mücadele ediyor.
Birincisi plastik atık krizi.
İkincisi karbon emisyonları.
Bu teknoloji teorik olarak her iki probleme de aynı anda cevap verebilir.
Araştırmacıların hesaplamalarına göre polistiren atıklardan üretilen bu yakıt, geleneksel petrol bazlı jet yakıtlarına kıyasla karbondioksit emisyonlarını yüzde 73 oranında azaltabilir.
Başka bir ifadeyle dün çevre sorunu olarak gördüğümüz bir atık, yarının düşük karbonlu enerji kaynağına dönüşebilir.
Elbette laboratuvar başarısıyla endüstriyel üretim arasında hâlâ uzun bir yol var.
Bu sistemin milyonlarca tonluk ölçekte çalışıp çalışamayacağını henüz bilmiyoruz.
Ancak bildiğimiz bir şey var.
Bilim insanları artık çöplere farklı gözle bakıyor.
Çünkü 20. yüzyılın ekonomisi yer altındaki kaynakları çıkarıyordu.
yüzyılın ekonomisi ise attığımız şeylerin içindeki kaynakları keşfediyor.
Velhasıl…
Bir strafor kutuya baktığımızda hâlâ çöp görüyoruz.
Bilim insanları ise jet yakıtı görüyor.
Aradaki fark teknoloji değil.
Bakış açısı.
Velhasıl…
İnsanlık belki de ilk kez kaynak kıtlığıyla değil, kaynak körlüğüyle mücadele ediyor.
Çünkü geleceğin enerji devrimi yeni petrol kuyuları bulmakla değil, çöpe attığımız şeylerin aslında ne kadar değerli olduğunu fark etmekle başlayabilir.