...
Dolar 43,7400
Euro 51,8548
Altın 6.990,26
BİST 14.162,07
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa 16°C
Hafif Yağmurlu
Bursa
16°C
Hafif Yağmurlu
Cts 16°C
Paz 24°C
Pts 15°C
Sal 14°C

Nilüfer Belediyesi’nden Edebiyat Şöleni

Nilüfer Belediyesi’nin düzenlediği Koza Buluşmaları’nın bu ayki konuğu, Bursa doğumlu ödüllü yazar Seray Şahiner oldu. Doğduğu kente yazar olarak dönmenin gururunu yaşayan Şahiner, son romanı “Vatan Millet Samatya” üzerinden mizahın ve toplumsal hafızanın derinliklerine indi.

Nilüfer Belediyesi’nden Edebiyat Şöleni
13 Şubat 2026 12:19
A+
A-

Nilüfer Belediyesi, edebiyatın usta kalemlerini Bursa halkıyla buluşturmaya devam ediyor. Moderatörlüğünü yazar Hakan Akdoğan’ın üstlendiği Koza Buluşmaları, çağdaş Türk edebiyatının en özgün seslerinden biri olan Seray Şahiner’i ağırladı. Koza Kütüphane’nin samimi atmosferinde gerçekleşen söyleşide, göçten medyaya, aile albümlerinden toplumsal krizlere kadar pek çok konu masaya yatırıldı.

Söyleşiye duygusal bir başlangıç yapan Seray Şahiner, Bursalı olduğunu hatırlatarak şunları söyledi:

41 yıl önce Zübeyde Hanım Doğumevi’nde dünyaya gelen Şahiner, kente bir yazar olarak dönmenin kendisi için “tamamlanmış bir yolculuk” olduğunu ifade etti. Annesinin, “Doğduğun hastanenin ilk bebeğiydin, ayak izin duvara asıldı” şeklindeki şakasının 13 yaşına kadar kendisine büyük bir özgüven verdiğini gülümseyerek anlattı.

Şahiner, son romanında 1970’lerden başlayarak 1993’e kadar uzanan bir Türkiye portresi çizdiğini belirtti. Kitabın arka planında;

İstanbul’un değişen çehresi ve mahalle kültürü, dönemin siyasi atmosferinin karakterlerin günlük yaşamına sızma biçimi, gazetecilik geçmişinin verdiği gözlem yeteneğiyle, karakterlerini “büyük laflar” ettirmeden, sokaktaki insanın ritmiyle konuşturması yer alıyor.

Yazım dilindeki güçlü mizahın bir neşe belirtisinden ziyade bir direnç biçimi olduğunu vurgulayan yazar:

“Mizah hem silah hem ateşkes. Kriz anlarında gülmek zorunda kalıyoruz. Çok neşeli olduğumuz için değil, bazen öfkeli olduğumuz için bunu yapıyoruz. Biat edilmiş kasvet hali insanı örseliyor.” dedi.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.