...
Dolar 43,6519
Euro 51,9975
Altın 7.109,17
BİST 13.886,03
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa 12°C
Hafif Yağmurlu
Bursa
12°C
Hafif Yağmurlu
Sal 8°C
Çar 12°C
Per 14°C
Cum 16°C

Memur Emeklilerinden Rakamlarla İsyan

Yıllarca devlete sadakatle hizmet etmiş, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na tabi olarak görev yapmış ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre yüksek oranlarda prim ödemiş memur emeklileri, mevcut uygulamalara karşı sert ve kapsamlı bir tepki ortaya koydu.

Memur Emeklilerinden Rakamlarla İsyan
12 Şubat 2026 18:33
A+
A-

Memur Emeklileri Platformu ve Memur Emeklileri Derneği öncülüğünde yapılan açıklamada, hem hukuki hem mali hem de anayasal boyutlarıyla ağır hak kayıpları yaşandığı vurgulandı.

Yaklaşık 2 milyon 540 bin memur emeklisinin ve halen görevde bulunan 4 milyon 250 bin aktif memurun maaşlarından kesilen Emekli Sandığı keseneklerinin, statüsü, aktüeryal yapısı ve hukuki dayanağı tamamen farklı olan SGK çatısı altında eritildiği belirtilerek, “Tek Çatı” adı altında yapılan bu uygulamanın Emekli Sandığı’nın mali varlığını fiilen ortadan kaldırdığı ifade edildi.

Açıklamada, Emekli Sandığı’nın kendi iştirakçileri için oluşturulmuş özel mali kaynağın, SSK ve Bağ-Kur ile aynı havuza aktarılmasının, sistemin özünü bozduğu ve memur emeklilerinin mülkiyet hakkını zedelediği kaydedildi.

5434 sayılı Kanun’a göre memur emeklileri için 25 yıl hizmet karşılığında aylık bağlama oranının (ABO) en az %75 olması gerektiği hatırlatılan açıklamada, uygulamada bu oranın fiilen %40’lar seviyesine gerilediği ifade edildi.

Tüm gelir kalemlerinin emekliliğe tam olarak yansıtılmaması nedeniyle maaşların ciddi biçimde düşük hesaplandığı belirtilirken, bu durumun yalnızca teknik bir hesap hatası değil, doğrudan doğruya kazanılmış hakların budanması anlamına geldiği savunuldu.

Memur emeklileri cephesi, bu uygulamayı açık bir mülkiyet hakkı ihlali ve hukuki güvenlik ilkesinin zedelenmesi olarak nitelendiriyor. Resmî veriler üzerinden yapılan karşılaştırmalar ise tabloyu daha da çarpıcı hale getiriyor. Son 23 yılda:

SSK emeklilerine reel olarak %113,

Bağ-Kur esnaf emeklilerine %231,9,

Bağ-Kur tarım emeklilerine %656,4,

Memur emeklilerine ise yalnızca %49,7 oranında artış yapıldığı belirtiliyor.

Bu farkın, “basit bir oran farklılığı” değil, sistematik bir gelir erimesi anlamına geldiği ifade ediliyor.

Özellikle 2023 yılında yüksek enflasyonun toplumun tüm kesimlerini zorladığı bir dönemde, SSK ve Bağ-Kur emeklilerine %114 oranında artış yapılırken, memur emeklilerine 30+25 şeklinde kümülatif %62,5 artış yapılması sert biçimde eleştiriliyor.

2024–2025 döneminde ise diğer emekli gruplarına toplam %106,64 oranında artış yapılırken, memur emeklilerine %95,86 oranında artış yapılması, her altı aylık dönemde sistematik olarak daha düşük artış verilmesi şeklinde yorumlanıyor.

Memur emeklileri temsilcileri, “Bu tablo artık tesadüf değil; bu açık bir eşitsizliktir” diyerek Anayasa’nın 10. maddesinde düzenlenen eşitlik ilkesinin ihlal edildiğini savunuyor.

Açıklamada, söz konusu uygulamaların yalnızca mali bir sorun değil, anayasal bir kriz niteliği taşıdığı ifade edildi.

İhlal edildiği öne sürülen temel ilkeler şöyle sıralandı:

Kazanılmış hakların korunması ilkesi

Hukuki güvenlik ve belirlilik ilkesi

Mülkiyet hakkı (Anayasa md. 35)

Sosyal devlet ilkesi (Anayasa md. 2)

Eşitlik ilkesi (Anayasa md. 10)

Memur emeklilerinin kendi primlerinden oluşan kaynağın başka sigortalı grupların finansmanında kullanılmasının hakkaniyetle bağdaşmadığı vurgulanarak, “Bu kaynak bir lütuf değil, alın terinin karşılığıdır” denildi.

Emekli Sandığı iştirakçilerinin primlerinden oluşan kaynağın amacına uygun kullanılması, aylık Bağlama Oranının kanuni seviyeye yükseltilmesi ve tüm kazançların emekliliğe yansıtılması, maaş artışlarında emekli grupları arasında oransal adaletin sağlanması, geçmiş hak kayıplarının telafisi için yasal düzenleme yapılması, 2006 tarihli Anayasa Mahkemesi kararına uygun biçimde Emekli Sandığı’nın SGK tek çatısından çıkarılması.

Memur Emeklileri Derneği Kurucu Başkanı ve Memur Emeklileri Platformu Başkanı, Emekli Polis Muhittin AVŞAR imzasıyla yapılan açıklamada, “Yıllarca devlete sadakatle hizmet etmiş, primini eksiksiz ödemiş memur emeklilerinin bugün gelir kaybına uğratılması kabul edilemez. Bu mesele yalnızca maaş meselesi değil, hukuk ve adalet meselesidir” denildi.

Açıklamanın sonunda, memur emeklilerine yönelik uygulamaların hukuka uygun hale getirilmesi, kazanılmış hakların korunması ve eşitliğin sağlanması için gerekli yasal ve idari düzenlemelerin ivedilikle yapılması talep edilerek kamuoyuna güçlü bir çağrı yapıldı.

Memur emeklileri cephesi, sürecin takipçisi olacaklarını ve hak arama mücadelesini hukuki zemin içinde kararlılıkla sürdüreceklerini duyurdu.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.