Dolar 49,2154
Euro 55,2900
Altın 6.541,09
BİST 12.122,94
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa 23°C
Çok Bulutlu
Bursa
23°C
Çok Bulutlu
Cum 26°C
Cts 27°C
Paz 28°C
Pts 25°C

Yaşadığınız Mahalle Ne Kadar Hızlı Yaşlanacağımızı Belirliyormuş

8 Ekim 2026 10:00
A+
A-

Biyolojik yaşlanma sadece genetik ve yaşam tarzıyla belirlenmiyor.
Jyväskylä Üniversitesi Spor ve Sağlık Bilimleri Fakültesi araştırmacılarının yaptığı yeni bir çalışma, biyolojik yaşlanmanın sanılandan çok daha erken, hatta genç yetişkinlik döneminde hızlanabileceğini ortaya koyuyor.

Daha da önemlisi, vücudun ne kadar hızlı yaşlandığını yalnızca genetik özelliklerimiz ve bireysel tercihlerimiz değil, çocukluk ve ergenlik döneminde içinde yaşadığımız çevre ve sosyal koşullar da etkiliyor.
Araştırmada biyolojik yaşlanmanın doğumdan önce başladığı ve herkesin kronolojik yaşıyla aynı hızda ilerlemediği vurgulanıyor. Biyolojik yaşın kronolojik yaştan daha hızlı ilerlemesi, ilerleyen yıllarda yaşa bağlı hastalıkların ortaya çıkma riskini artırabiliyor.
186 farklı faktör incelendi.


Araştırmacılar, Finlandiya’daki FinnTwin12 kohortundan 847 kişinin verilerini kullandı. Katılımcılar 12, 14, 17 ve 22 yaşlarında takip edildi. Çalışmada yaşamı etkileyen 186 farklı maruziyet birlikte değerlendirildi.


• Sigara kullanımı
• Alkol kullanımı
• Genç işsizliği
• Çevredeki yeşillik ve ağaç örtüsü
• Bitki örtüsü yoğunluğu
• Hava kirliliği
• Siyah karbon gibi hava kirleticileri
• Yaşanılan bölgenin sosyodemografik özellikleri
• Yaşam alanının özellikleri
• Diğer yaşam tarzı ve çevresel faktörlere bakıldı.
Araştırmacılar bu çok sayıdaki değişken arasındaki ilişkileri incelemek için makine öğrenmesi yöntemlerinden yararlandı.

Çocukluk ve ergenlik dönemi, 22 yaşındaki biyolojik yaşı etkiliyor

Çalışmanın en dikkat çekici sonuçlarından biri, çocukluk ve ergenlik döneminde ölçülen yaşam tarzı ve çevresel maruziyetler, 22 yaşındaki epigenetik biyolojik yaş farklılıklarının yaklaşık %28’ini açıklayabiliyor.


Yani henüz 22 yaşında olan insanların biyolojik yaşları birbirinden farklılaşabiliyor ve bu farkın önemli bir bölümünün geçmiş yıllardaki yaşam koşullarıyla ilişkisi bulunuyor.
Buradaki önemli kavramlardan biri epigenetik yaş. Bu, yalnızca doğum tarihine bakarak hesaplanan kronolojik yaştan farklı olarak, vücuttaki biyolojik süreçlerin ne kadar “yaşlanmış” olduğunu anlamaya çalışan bir ölçüm.

Sigara, alkol ve genç işsizliği daha hızlı yaşlanmayla ilişkili

Araştırmada bazı faktörler daha hızlı biyolojik yaşlanmayla ilişkilendirildi. Sigara kullanımı, alkol kullanımı ve genç işsizliği bulunuyor. Buna karşılık, daha fazla ağaç örtüsü, daha yüksek bitki örtüsü indeksi ve mahallenin yaş yapısı, daha yavaş biyolojik yaşlanmayı öngören faktörler arasında yer aldı.


Bu sonuç önemli çünkü biyolojik yaşlanmayı yalnızca “kişinin sağlıklı yaşayıp yaşamadığı” üzerinden değerlendirmek yerine, kişinin yaşadığı mahallenin ve sosyal çevrenin de hesaba katılması gerektiğini gösteriyor.

Yeşil alanlar neden önemli?

Araştırmada özellikle ağaç örtüsü ve bitki örtüsü dikkat çekiyor. Daha fazla ağaç örtüsü ve daha yüksek bitki örtüsü indeksine sahip çevrelerde yaşayan gençlerde daha yavaş biyolojik yaşlanma öngörüldü. Bu sonuç, yeşil alanların yalnızca estetik veya rekreasyon alanları olmadığını; insanların uzun vadeli sağlık göstergeleriyle de ilişkili olabileceğini düşündürüyor.
Ancak araştırmada beklenmedik iki sonuç da ortaya çıktı.
Daha büyük yeşil alan boyutunun bazı analizlerde daha hızlı biyolojik yaşlanmayla ilişkili olduğu görüldü. Ayrıca havadaki siyah karbonun daha yavaş biyolojik yaşlanmayı öngördüğü tespit edildi.


Araştırmacılar bu sonuçların ilk bakışta beklenmedik olduğunu belirtiyor. Bunların doğrudan “daha büyük yeşil alan yaşlandırır” veya “siyah karbon faydalıdır” anlamına gelmediğine dikkat çekiyorlar. Araştırmacılara göre bu sonuçlar, kırsal-kentsel farklılıkların ve bunlarla birlikte gelen sosyoekonomik ve yaşam tarzı farklılıklarının göstergeleri olabilir.
İnsan yaşadığı çevreden bağımsız değil.


Doktora araştırmacısı Annika Opperbeck, çalışmanın temel mesajını biyolojik yaşın yalnızca bireysel tercihlerle belirlenmediği şeklinde ortaya koyuyor. Çünkü araştırmada belirlenen çevresel faktörlerin önemli bir bölümü yapısal ve sistemik faktörler. Başka bir ifadeyle, bir çocuğun ya da gencin yaşadığı mahallenin sosyoekonomik yapısını, hava kalitesini veya çevresindeki yeşil alan miktarını tek başına değiştirmesi mümkün değil.
Bu nedenle araştırmacılar, sağlık eşitsizlikleri ortaya çıktıktan sonra müdahale etmek yerine, çocukluk ve gençlik döneminde çevresel koşulları iyileştirerek daha erken müdahale edilebileceğini düşünüyor.


Çalışma:
• 847 katılımcıyı
• 12, 14, 17 ve 22 yaşlarında
• 186 farklı yaşam tarzı ve çevresel maruziyet açısından
• Uzunlamasına olarak izledi.


Araştırma, Jyväskylä Üniversitesi Spor ve Sağlık Bilimleri Fakültesi ile Bilgi Teknolojileri Fakültesi, Helsinki Üniversitesi Finlandiya Moleküler Tıp Enstitüsü (FIMM), Oulu Üniversitesi, Sincan Tıp Üniversitesi ve Orta Finlandiya Bölgesi Refah Hizmetleri araştırmacılarının ortak çalışması.


Çalışmanın en önemli sonucu çocukluk ve ergenlik döneminin, gelecekteki sağlık için yalnızca eğitim ve alışkanlıkların değil, aynı zamanda çevrenin de şekillendiği kritik bir dönem olduğunu göstermesi. Makine öğrenmesi yöntemlerinin geliştirilmesiyle araştırmacılar gelecekte bu 186 faktörün birbirleriyle nasıl etkileştiğini daha ayrıntılı incelemeyi hedefliyor.
Makale, yüksek etki faktörlü Environment International dergisinde yayımlandı. Çalışma aynı zamanda Global Exposome Summit 2026 (Barselona), Paula Rantakallio Sempozyumu (Oulu) ve Global Exposome Symposium for Brain Health 2026 (Bordeaux) toplantılarında sunuldu. Annika Opperbeck, Bordeaux’daki sempozyumda genç araştırmacı yarışmasında üçüncülük ödülü aldı.


Velhasıl, insan ne kadar hızlı yaşlanacağını yalnızca genleriyle veya kendi seçimleriyle belirlemiyor. Çocukken hangi mahallede büyüdüğü, ne kadar yeşil alan gördüğü, hava kalitesi, sosyal koşulları, işsizlik gibi yapısal faktörler de daha 22 yaşında biyolojik yaş farklılıklarında kendini gösterebiliyor.

REKLAM ALANI