...
Dolar 43,6150
Euro 51,4569
Altın 6.818,52
BİST 13.488,38
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa 17°C
Hafif Yağmurlu
Bursa
17°C
Hafif Yağmurlu
Cts 15°C
Paz 11°C
Pts 12°C
Sal 9°C

Osmangazi’de Felsefe Rüzgarı

Osmangazi Belediyesi’nin düzenlediği Şadırvanlı Han Felsefe Konferansları’nda bu hafta ‘dil felsefesi’ konuşuldu. Prof. Dr. Zeki Özcan, dilin insan düşüncesini nasıl şekillendirdiğini anlatırken, “Dil ve düşünce birbirinden ayrılamaz; düşünmeye başladığımız anda dilimiz zaten oradadır” dedi.

Osmangazi’de Felsefe Rüzgarı
5 Şubat 2026 09:40
A+
A-

Bursa’nın tarihi dokusuyla felsefenin derinliği, Osmangazi Belediyesi’nin “Şehrin Kalbinde Felsefe” mottosuyla Şadırvanlı Han’da buluştu. Osmangazi Kent Konseyi ve Bursa Felsefe Kulübü iş birliğiyle düzenlenen etkinlikte, modern felsefenin en kritik alanlarından biri olan “dil felsefesi” Prof. Dr. Zeki Özcan’ın sunumuyla ele alındı.

Dil felsefesinin 1880’li yıllardan itibaren felsefenin merkezine oturduğunu belirten Prof. Dr. Zeki Özcan, bu alanın sadece akademik bir uğraş değil, insanlar arası iletişimi iyileştirme sanatı olduğunu vurguladı:

Eskiden sadece kavramlar üzerinden yapılan felsefenin, artık dili ve anlamı belirleyen faktörleri analiz ederek daha berrak bir iletişim kurmayı amaçladığını ifade etti. “Kelimeleri kendi istediğimiz gibi kullanamayız” diyen Özcan, dilin toplum içine doğduğumuz ve kurallarını birlikte belirlediğimiz canlı bir yapı olduğunu hatırlattı.

Prof. Dr. Özcan, insanı ve kültürü anlatırken dikkat çekici bir “soğan” metaforu kullandı:

“İnsan bir soğan gibidir; en dış kabuğunda kültür, sonra sosyal hayat, en içte ise psikolojik durumlar vardır. Dil felsefesi, o en dıştaki kültürün referanslarını temel alarak düşüncelerimizi berraklaştırmamızı sağlar. Dilimizden bağımsız bir düşünce yoktur; bir şeyi düşünmeye başladığımız an, dilimiz de devreye girer.

Panelin moderatörlüğünü yapan Prof. Dr. İbrahim Hızalan da Bursa’da artan felsefe etkinliklerinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Hızalan, “İnsanın dünyasının ve düşüncesinin sınırları diliyle kısıtlıdır. Ne kadar diliniz varsa o kadar düşünebilirsiniz” diyerek dilin varoluşsal önemine dikkat çekti.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.