...
Dolar 46,2995
Euro 53,7427
Altın 6.459,34
BİST 14.499,44
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa 24°C
Yağmurlu
Bursa
24°C
Yağmurlu
Paz 25°C
Pts 30°C
Sal 32°C
Çar 30°C

Alper Tüydeş’ten Medyaya “Leylek Yarışı” Tepkisi: “Bu Bir Rekabet Değil, Doğa Sevgisi!”

Uluabat Gölü’nün bir yakasında Eskikarağaç’taki Adem Amca ve Yaren dostluğu sürerken, diğer yakasındaki Fadıllı Mahallesi’nde balıkçı Ahmet Yılmaz ile kahvehane meydanında buluşan leyleğin hikayesi ulusal basına yansıdı. Ancak haberin sunum biçimi, doğa koruma algısını zedelediği gerekçesiyle eleştirilerin hedefi oldu.

Alper Tüydeş’ten Medyaya “Leylek Yarışı” Tepkisi: “Bu Bir Rekabet Değil, Doğa Sevgisi!”
16 Haziran 2026 16:42
A+
A-

Konuya ilişkin sosyal medya hesabından geniş bir açıklama yapan Yaban Hayatı Fotoğrafçısı Alper Tüydeş, Türkiye’nin dört bir yanında hayvanlarla insanlar arasında benzer dostluklar yaşanmasının harika bir gelişme olduğunu ancak bunun bir “reyting veya rekabet” unsuru haline getirilmemesi gerektiğini vurguladı.

“Doğa Dostluklarının Yarıştırılması Hoş Değil”

Hikayelerin çoğalmasından Adem Amca’nın da kendisinin de büyük bir mutluluk duyduğunu belirten Alper Tüydeş, medyadaki üslubu şu sözlerle eleştirdi:

“Yaren Leylek hikayesinden sonra benzer haberlerin sıkça görülmesi çok güzel. Türkiye’nin her yerinde artık isimle anılan leyleklerin gelişleri, gidişleri, hatta yavruları haber oluyor. Herkes hayatının içinden bir parça olarak görsün, korusun kollasın. Ancak son yıllarda bu durum sanki bir yarışa, bir rekabet havasına dönüştürülmeye çalışılıyor. Gazeteciler Adem Amca’ya gidip ‘Başka köyde de bir leylek varmış, o daha eskiymiş, daha yeniymiş’ gibi sorular soruyorlar. Ben hiçbir zaman bu hikayenin sadece Eskikarağaç’ta yaşandığını söylemedim; aksine Türkiye’nin her yerinde martılarla, kumrularla, leyleklerle benzer dostluklar var. Ama bunu bir yarış gibi yansıtmak hiç hoş gelmiyor.”

“Tanımak İçin Ayağına İp Bağladılar, Bu Çok Riskli!”

Alper Tüydeş’ten Medyaya "Leylek Yarışı" Tepkisi: "Bu Bir Rekabet Değil, Doğa Sevgisi!"

Yapay rekabet algısının sahada tehlikeli davranışlara yol açtığını belirten Tüydeş, geçtiğimiz yıl Bursa’da yaşanan somut bir tehlikeye de dikkat çekti:

“Geçen yıl yine Bursa Fadıllı Köyü’ndeki leyleği sırf ‘tanımak’ adına yakalayıp ayağına ip bağlamışlardı. Bu hayvan için son derece riskli ve yanlış bir davranıştı, üstelik izinsiz böyle bir şey yapmanın cezası var. Bizim amacımız leylekleri hazıra alıştırmak değil. Adem Amca leyleğin kayığına konması için ekstra bir çaba sarf etmiyor, doğada avlanması için yem vermediği zamanlar da oluyor; yani ‘zorda kalırsa bana gelsin’ bilincinde hareket ediyor. Bu ayrımı ve hassasiyetini bilerek hareket etmek en güzeli.”

Alper Tüydeş’ten Medyaya "Leylek Yarışı" Tepkisi: "Bu Bir Rekabet Değil, Doğa Sevgisi!"

Algı Değişti Ama Hassasiyet Şart

Geçmiş yıllarda belediyeleri arayıp “Çatımızda leylek yuvası istemiyoruz, pislik yapıyor” diyen insanların, bugün “Bizim direğe de platform koyun leylek gelsin” noktasına ulaştığını ifade eden Tüydeş, genel algının olumlu değişmesine rağmen reyting amaçlı rekabetçi paylaşımların bu güzel dönüşüme gölge düşürdüğünü belirtti.

Yaren Leylek ve Adem Amca dostluğu, Bursa’nın doğa turizmine ve çevre bilincine çağ atlatan küresel bir marka hikayesidir. Ancak medyanın her güzel gelişmeyi bir ‘derbi maçı’ havasına sokma, ‘ona rakip çıktı’ başlıklarıyla içini boşaltma hastalığı ne yazık ki yaban hayatı haberlerine de sirayet etmiş durumda. Alper Tüydeş’in de haklı olarak belirttiği gibi, Fadıllı’daki Ahmet Yılmaz ile leyleğin dostluğu da nevi şahsına münhasır, çok kıymetli bir hikayedir. Bu hikayeleri birbiriyle yarıştırmak, köyleri karşı karşıya getirmek ya da hayvanları bireysel sahiplenme dürtüsüyle riske atmak (ayağına ip bağlamak gibi) kaş yaparken göz çıkarmaktır. Gazetecilik, doğadaki saf dostlukları reyting malzemesi yapmak değil, o dostlukların altındaki çevre bilincini yaygınlaştırmak olmalıdır.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.