...
Dolar 46,5153
Euro 52,8450
Altın 5.957,42
BİST 14.339,67
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa 32°C
Parçalı Bulutlu
Bursa
32°C
Parçalı Bulutlu
Cum 32°C
Cts 31°C
Paz 31°C
Pts 34°C

Yeni Çağın En Büyük Riski: Dijital Özgüven

22 Haziran 2026 10:02
A+
A-

Ankara’da bir avukatın, yapay zekâ tarafından üretilen hatalı emsal kararları dava dosyasına koyması ve ardından hakkında soruşturma açılması son günlerin en dikkat çekici haberlerinden biri oldu.

İlk bakışta suçlu belli gibi görünüyor: Yapay zekâ.

Oysa mesele bundan çok daha derin.

Yıllardır kurumlarda kalite, yalın yönetim ve süreç geliştirme çalışmaları yaparken öğrendiğim önemli bir gerçek var: Hata çoğu zaman araçta değil, aracın nasıl kullanıldığında gizlidir.

Bugün birçok kişi yapay zekâyı bir danışman, uzman ya da nihai karar verici gibi görüyor. Oysa yapay zekâ ne avukattır, ne doktordur, ne de yönetici. O sadece elindeki verilerden olasılıklar üreten son derece gelişmiş bir sistemdir.

Sorun da tam burada başlıyor.

İnsanlar bir arama motorundan cevap beklemeye alışkındır. Yapay zekâ ise çoğu zaman cevap vermek için tasarlanmıştır. Cevabı kesin olarak bilmese bile boş bırakmak yerine en olası cevabı üretmeye çalışır. Bazen de bu süreçte hiç var olmayan mahkeme kararları, kaynaklar veya referanslar oluşturabilir.

Yapay zekâ dünyasında buna “halüsinasyon” deniyor.

Aslında bu olay bana teknolojiden çok insan davranışlarını düşündürüyor. Çünkü tarih boyunca her yeni teknolojide benzer bir heyecan yaşandı. Hesap makineleri geldiğinde matematik unutulacak dendi. Navigasyon sistemleri çıktığında insanlar harita okumayı bıraktı. Şimdi ise bazı insanlar düşünme ve doğrulama sorumluluğunu yapay zekâya devretmeye başladı.

Oysa yapay zekâ çağında en değerli yetkinlik bilgiye ulaşmak değil, bilginin doğruluğunu sorgulamak olacak.

Belki de bu olayın bize verdiği en önemli ders şu:

Yapay zekâya güvenebiliriz.

Ama onu denetlemekten asla vazgeçemeyiz.

Çünkü gelecekte başarıyı belirleyecek olan şey yapay zekâyı kullanmak değil, yapay zekâ ile birlikte doğru düşünebilmektir.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.