Osmanlı’dan Günümüze Adı Değişmeyen Şehirler 16 şehrin adı hiç değişmedi
Osmanlı İmparatorluğu’nun geniş coğrafyasında pek çok şehrin adı yüzyıllar içinde değişime uğradı. Buna rağmen bazı yerleşimler, kültürel ve siyasi fırtınalara rağmen orijinal isimlerini korumayı başardı. Bu şehirler, tarihle günümüz arasında sessiz bir köprü kuruyor. İşte Osmanlı’dan bugüne adını h

Osmanlı döneminde şehir isimleri genellikle tarihsel, coğrafi, kültürel ve idari etkenlere göre şekillenirdi. Birçok isim, fethedilen bölgelerin Bizans/Rum, Ermeni, Arap veya Fars kökenli eski adlarının Türkçe, Arapça ya da Farsça uyarlamaları olarak devam etti.

Osmanlılar yeni yerleşimler kurduklarında veya mevcut olanları yeniden düzenlediklerinde isimler şu ölçütlere göre belirlenirdi:

Coğrafi özellikler (hisar, dağ, ova gibi unsurlar: Karahisar, Karaköse, Bol Uluğ/Bolu).
Fetih veya hükümdar unvanları (Hüdavendigar/Bursa, Kale-i Sultaniye/Çanakkale).
Eski adların hafif uyarlamaları (Ancyra → Angora → Ankara, Prusa → Bursa).

Osmanlı’da isimler genellikle organik bir evrim geçirir, fetih sonrası yerel adlar korunur veya yumuşak değişikliklerle devam ettirilirdi; sistematik bir “Türkleştirme” politikası uygulanmazdı. Bu yaklaşım, çok dilli ve çok kültürlü imparatorluk yapısına uygundu.

Türkiye Cumhuriyeti’nde ise şehir, ilçe ve özellikle köy/mahalle isimleri devlet eliyle değiştirildi. Bu süreç, 1913’te başlayan ve Cumhuriyet’le hızlanan bir politikaydı. Nedenleri arasında Türkçe olmayan (Rumca, Ermenice, Kürtçe, Arapça vb.) isimlerin Türkleştirilmesi, ulus-devlet inşası, milli birlik sağlama ve ayrılıkçı çağrışımları ortadan kaldırma yer alır.

Değişiklikler İçişleri Bakanlığı komisyonları ve kanunlarla yapıldı; binlerce yer adı resmî kayıtlardan silinip yeni Türkçe karşılıklarla değiştirildi.

Şehir isimlerinin genel önemi şudur:
Tarihsel hafıza ve kimlik taşıyıcısı: Bir yerin adı, o bölgenin geçmiş medeniyetlerini, fetihlerini, nüfus yapısını ve kültürel katmanlarını yansıtır. Değişmeyen isimler (Adana, Ankara, Konya, Trabzon gibi) kesintisiz tarihsel devamlılık sağlar.
Milli birlik ve aidiyet aracı: Cumhuriyet döneminde yapılan değişiklikler, ortak Türk kimliğini güçlendirme ve toprakları “Türkleştirme”nin sembolik parçasıydı.

Siyasi ve ideolojik araç: İsimler hâkimiyet iddiasını pekiştirir; fetheden taraf yeni adlarla mekânı yeniden sahiplenir. Osmanlı’da bu yumuşak ve uyarlamacıydı; Cumhuriyet’te radikal ve sistematik hale geldi.
Kültürel zenginlik ve tartışma konusu: Değişiklikler yerel hafızayı silme veya dönüştürme olarak eleştirilir; bazıları binlerce yıllık kökenli isimlerin kaybolmasına yol açmıştır.
İşte Osmanlı döneminden bugüne dek adını hiç değiştirmeyen 16 şehir…
Bu şehirler, binlerce yıllık bir sürekliliğin yaşayan kanıtları gibidir. İsimlerinin kökeni Hititlerden Roma’ya, Selçuklu’dan Osmanlı’ya kadar uzanır.
1. Adana
Antik çağlardan beri aynı isimle anılır. Hitit yazıtlarında “Adaniya” olarak geçer.
2. Ankara
Frig ve Galat dönemindeki Ancyra (Çapa) ismi, Osmanlı’da Engürü veya Angora olarak kullanılmış, Cumhuriyet ile bugünkü formuna kavuşmuştur.
3. Antalya
Bergama Kralı II. Attalos tarafından kurulan Attaleia, zamanla Türkçeye uyarlanarak günümüze gelmiştir.
4. Amasya
Antik ismi Amaseia‘dır. Mitolojide Amazon kraliçesi Amasis’ten geldiği rivayet edilir; isim neredeyse hiç bozulmadan günümüze ulaşmıştır.
5. Bursa
Kurucusu Prusias’tan dolayı Prusa olarak anılırdı. Osmanlı burayı başkent yaptığında ismi Hüdavendigar (idari bir unvan) olarak da anmış olsa da, halk arasında ve kayıtlarda Bursa/Prusa hep yaşadı.
6. Isparta
Bizans dönemindeki Sapartza veya Baris kökenlerinden evrilerek bugünkü halini almıştır.
7. İzmir
Eski Yunanca Smyrna‘dan gelir. “S” takısının düşmesi ve ses uyumuyla “İzmir”e dönüşmüştür.
8. Kayseri
Roma İmparatoru adına izafeten verilen Caesarea (Kayser’in şehri) ismi, Selçuklu ve Osmanlı döneminde “Kayseriye” olarak kullanılmış, sonra sadeleşmiştir.
9. Konya
Antik adı Iconium olan şehir, Selçuklu’nun başkenti olduktan sonra “Konya” formunu almış ve o günden bu yana değişmemiştir.
10. Malatya
Hititler dönemindeki adı Melid (Bal şehri) olan yerleşim, Roma’da Melitene olmuş; Osmanlı’da “Malatya” olarak yerleşmiştir.
11. Manisa
Antik çağdaki Magnesia isminin Türkçedeki organik evrimidir.
12. Ordu
Eski adı Kotyora olsa da, Osmanlı döneminde askeri karargâh (Ordu) kurulmasıyla bu ismi almış ve o zamandan beri değişmemiştir.
13. Sivas
Antik Sebasteia isminin Türkçeye uyarlanmış halidir. “Sebaste” (saygıdeğer/yüce) kelimesinden türemiştir.
14. Sinop
Adını mitolojik su perisi Sinope‘den alır. Antik dönemden bu yana ismi sabit kalan nadir liman kentlerindendir.
15. Tokat
Eski adı Eudoxia olsa da, bölge Türklerin eline geçtikten sonra kullanılan “Tokat” ismi (bazı kaynaklara göre Komana isminden evrilmiş olabilir) Osmanlı kayıtlarında hep aynıdır.
16. Trabzon
Adını “masa” anlamına gelen Trapezos formundan (şehrin kurulduğu düzlük nedeniyle) alır. Osmanlı fethinden sonra da bu isim korunmuştur.
Not: Bazı şehirlerin (Örneğin Urfa → Şanlıurfa, Antep → Gaziantep) isimlerine Cumhuriyet döneminde unvanlar eklenmiş, ancak kök isimler binlerce yıllık mirasını korumuştur. Sizin de belirttiğiniz gibi, Osmanlı’nın bu isimleri koruması, coğrafyayı sahiplenirken eski sahiplerinin mirasını “temsil” üzerinden yürütmesinden kaynaklanıyordu.