Dolar 43,1936
Euro 50,3706
Altın 6.393,25
BİST 12.372,91
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa 3°C
Az Bulutlu
Bursa
3°C
Az Bulutlu
Çar 7°C
Per 11°C
Cum 11°C
Cts 8°C

Nilüfer’de Ruh Sağlığı Masaya Yatırıldı

Nilüfer Belediyesi’nin “Sağlık Buluşmaları”na konuk olan Psikiyatrist Uzm. Dr. Ömer Öz, modern çağın en büyük yanılgılarına dikkat çekti. Her endişenin hastalık olmadığını belirten Öz, “Psikiyatrinin amacı insanı dertsiz bir robota dönüştürmek değil, korkularına esir olan kişiye ruhsal bağımsızlığını geri vermektir” dedi.

Nilüfer’de Ruh Sağlığı Masaya Yatırıldı
15 Ocak 2026 11:28
A+
A-

Nilüfer Belediyesi, toplum ruh sağlığını koruma adına Dr. Ceyhun İrgil Sağlık Müzesi’nde anlamlı bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. “Sağlık Buluşmaları” kapsamında vatandaşlarla bir araya gelen Uzm. Dr. Ömer Öz; depresyon, panik atak ve kaygı bozuklukları hakkında toplumda kemikleşmiş yanlış inanışları bilimsel bir dille çürüttü.

Günümüzde en küçük bir evhamın bile “panik atak” olarak etiketlendiğine dikkat çeken Dr. Öz, kaygının aslında hayati bir duygu olduğunu savundu. Öz, şu çarpıcı tespiti yaptı:

“Kaygı ve üzüntü, mutluluk kadar insani ve gereklidir. Değer verdiği şeyleri olan her insan endişe duyar. Önemli olan bu endişenin sizi hayattan koparıp koparmadığıdır.”

Tedavinin asıl amacının kişinin “kısıtlanan özgürlüğünü” geri iade etmek olduğunu belirten Ömer Öz, müdahale edilmesi gereken sınırı şu sözlerle çizdi:

Eğer kişi kaygıları yüzünden tek başına evde kalamıyor, dışarı çıkamıyor veya günlük işlevlerini yerine getiremiyorsa bağımsızlığını kaybetmiş demektir. Amaç acıyı tamamen yok etmek değil, düşünce ile gerçeği ayırt etmeyi sağlamaktır. “Takma kafana geçer” demek yerine, kişinin olayları yorumlama biçimini dönüştürmek esastır.

Toplumdaki “psikiyatrik ilaçlar uyuşturur veya bağımlılık yapar” önyargısına da değinen Öz, modern farmakolojinin hedefinin “uyuşturmak” değil “işlevsellik kazandırmak” olduğunu vurguladı. Ancak ilacın tek başına yeterli olmadığını, yaşam alışkanlıkları ve düşünce yapısındaki değişikliğin iyileşmenin anahtarı olduğunu ifade etti.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.