Mudanya Belediyesi’nden “Arazi Satışı” Açıklaması
Mudanya Belediyesi, kırsal mahallelerdeki taşınmaz satışlarına yönelik eleştirilere belgelerle yanıt verdi. Satışa çıkan yerlerin köy tüzel kişiliğine ait olmadığını vurgulayan belediye, “Kiralama denedik talipli çıkmadı, amacımız atıl kaynakları Mudanya yararına kullanmak” dedi.
Mudanya Belediyesi, son günlerde kamuoyunda tartışmalara neden olan taşınmaz satışları hakkında kapsamlı bir bilgilendirme notu yayımladı. Satışa konu olan arazilerin “köylünün ortak malı” olduğu yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirten belediye yönetimi, sürecin şeffaflık ve kamu yararı ilkesiyle yürütüldüğünü vurguladı.
“28 Taşınmazın 20’si Kamu Yararı İçin Ayrıldı”
Belediyeden yapılan açıklamada, mülkiyet durumuna ilişkin teknik detaylar paylaşıldı:
Satış yetkisi alınan alanlar iddia edildiği gibi köy tüzel kişiliğine ait araziler değil, tapu kayıtlarında doğrudan belediye mülkiyetinde olan yerlerdir. Başlangıçta 28 taşınmaz için yetki alınmasına rağmen; teknik incelemeler sonucu 20 taşınmaz kamu yatırımı için satış dışı tutuldu. Ekonomik değeri düşük ve kamu yatırımı için işlevsiz görülen yalnızca 8 taşınmaz satışa sunuldu.
“Kiralama Yöntemi İki Kez Denedi, Talipli Çıkmadı”
Kamuoyunda yükselen “Satmak yerine kiralansın” önerisine de yanıt veren belediye, bu yolun daha önce fiilen denendiğini hatırlattı. Yapılan açıklamada; “Söz konusu alanlar için daha önce iki kez kiralama ihalesi açılmış ancak her iki ihalede de hiçbir talep oluşmamıştır. Kiralama modeli karşılık bulmadığı için satış seçeneği gündeme gelmiştir” denildi.
“Üreticinin Yanındayız: İmece AŞ ve Zeytinyağı Fabrikası”
Mudanya Belediyesi, “köylüyü mağdur etme” iddialarına karşı hayata geçirdiği projeleri örnek gösterdi:
Kooperatiflerle ortaklaşa kurulan ve tüm mali yükü belediyece üstlenilen yapı sayesinde Zeytinyağı Fabrikası hayata geçirildi. Köyde ikamet eden vatandaşlara ücretsiz mimari proje desteği ve yapı izin süreçlerinde rehberlik sağlanarak yerinde yaşam teşvik edildi.
Şeffaflık Vurgusu
Satışa çıkarılan sınırlı sayıdaki alana şu ana kadar bir talep gelmemesinin, bu arazilerin “üretim açısından kritik değerde olmadığına” kanıt olduğunu savunan belediye; sürecin her aşamasının belge ve kayıtlarla halka açık olduğunu yineledi.