İŞÇİDER’den Ekonomi Yönetimine Eleştiri
İşçi Haklarını Koruma Derneği (İŞÇİDER) Genel Başkanı İsmail Doru, emekli maaşları, asgari ücret, kıdem tazminatı ve iş güvencesi konusunda devleti ve ekonomi yönetimini doğrudan hedef alan sert açıklamalarda bulundu.
İşçi Haklarını Koruma Derneği (İŞÇİDER) Genel Başkanı İsmail Doru, 2008 yılında yürürlüğe giren sosyal güvenlik düzenlemesini “emekliye kurulmuş bir tuzak” olarak nitelendirerek, “Bu yasa bir reform değil, açık bir zulümdür” dedi.
Doru, emeklilere ve çalışanlara seslenerek, sessizliğin yoksulluğu kalıcı hâle getirdiğini vurguladı ve meydan çağrısı yaptı.
“Emekliye yüzde yüz zam yapsanız ne olur? Alım gücü yoksa bu sadece rakam makyajıdır. Emekli nefes alamıyor, işçi dizlerinin üstünde sürünüyor.”
“2008 Yasası Emekliliği Bitirdi, Yoksulluğu Kalıcılaştırdı”
İŞÇİDER Genel Başkanı, 2008’de yürürlüğe giren sosyal güvenlik yasasının emeklilik sistemini fiilen çökerttiğini söyledi.
“İnsanlar ömür boyu prim ödedi ama karşılığında yoksulluk aldı. Bu yasa kaldırılmadan ne sosyal adalet olur ne de insanca emeklilik. Emekliler artık susmamalı, meydanları doldurmalıdır.”
“Bursa’da Üretim Bilinçli Olarak Tasfiye Edildi”
Bursa özelinde çarpıcı iddialar ortaya koyan Doru, kentin sanayi yapısının planlı şekilde dağıtıldığını savundu.
“Tekstil Bursa’da bilerek çökertildi. İnşaat sektörü kontrollü biçimde daraltıldı. Bunun adı kriz değil, tercihtir. Sonuç: işsizlik, güvencesizlik ve ucuz iş gücü cenneti.”
“Belediye İşçisine Toplu Sözleşme Değil, Dayatma Yapılıyor”
Belediyelerde çalışan işçilerin durumuna da sert çıkan Doru, ücret politikalarını eleştirdi:
“Belediye işçileri, belediye başkanlarının lütfettiği rakamlara razı ediliyor. Bu ne toplu sözleşmedir ne sosyal diyalog. Bunun adı açık baskıdır.”
“350 Hizmet Kolunda İşçi Asgari Ücret Prangasına Vuruldu”
Hizmet sektöründe çalışan yüz binlerce emekçinin durumunun vahim olduğunu belirten Doru:
“Yaklaşık 350 farklı hizmet kolunda işçiler asgari ücretin insafına terk edildi. Asgari ücret artık geçim ücreti değil, açlık sınırının bile altındaki bir sadakadır.”
“Kıdem Tazminatı İşçinin Son Kalesidir”
Kıdem tazminatının fona devredilmesi tartışmalarına ilişkin konuşan Doru, geri adım atmayacaklarını vurguladı:
“Kıdem tazminatı işçinin son güvencesidir. Asla fonlara, işverenin keyfine teslim edilemez. Bu bizim kırmızı çizgimizdir, tartışmaya kapalıdır.”
“Bir İşçi 20 Yıl Aç Kalarak Ancak Ev Alabiliyor”
Barınma krizine de dikkat çeken Doru, çarpıcı bir tablo çizdi:
“Bursa’da kentsel dönüşüme giren sıradan bir daireyi almak isteyen bir işçi, 240 ay, yani 20 yıl boyunca maaşının yüzde 60’ını yemeden biriktirmek zorunda. Buna sosyal devlet deniyorsa, ortada çok ağır bir çöküş vardır.”
“Teşvikler Patronlara Akıyor İşçi Yok Sayılıyor”
Ekonomi politikalarını da eleştiren Doru, teşvik sisteminin tek taraflı olduğunu söyledi:
“Devlet teşviki patronlara var, işçiye yok. Oysa işçi güçlenmeden ne üretim artar ne ekonomi ayakta kalır.”
İŞÇİDER’in Net Tavrı
İŞÇİDER Genel Başkanı İsmail Doru, derneğin duruşunu şu sözlerle özetledi:
Kıdem tazminatı fona devredilirse sokakta, mahkemede, her alanda karşısında oluruz.
Kıdemini alamayan işçiye hukuki destek, kamuoyu baskısı ve örgütlü mücadele sunuyoruz.
Asgari ücret masasında işçinin sesi göstermelik, kararlar yukarıdan dayatılıyor.
Taşeronluk ve güvencesiz çalışma modern köleliktir.
Hükümete çağrımız nettir: İşçiyi ve emekliyi yoksullukla terbiye etmeye kalkmayın.