İnegöl Gastronomi Festivali Heykel Meydanı’nda Kapılarını Açtı
İnegöl Belediyesi tarafından bu yıl ilk kez düzenlenen İnegöl Gastronomi Festivali, Heykel Meydanı’nda coşkulu bir törenle kapılarını açtı. Kentin 200’ü aşkın yöresel lezzetini ve 7 coğrafi işaretli ürününü Türkiye’ye tanıtan festivalde, 100’ü aşkın stant, ünlü şef buluşmaları ve atölye çalışmaları ziyaretçilerle buluştu.
İnegöl Belediyesi tarafından düzenlenen Gastronomi Festivali’nde 100 yemek stantın yer aldığı Heykel Meydanı’nda kurulan ızgaralarda nefis İnegöl köfteleri odun ateşi ile buluştu, fırınlar yakıldı tandırlara ekmekler pişirildi…
İnegöl Gastronomi Festivali coşkulu bir törenle kapılarını açtı. 200’ü aşkın yöresel lezzete sahip şehrin köklü mutfak kültürünü, yöresel ürünlerini ve gastronomi değerlerini Türkiye’ye tanıtmayı amaçlayan festivalin ilk gününde tadımlar yapılıp ikramlar yapılırken festival adeta ziyaretçi akınına uğradı…
İnegöl Belediyesi tarafından bu yıl ilk kez düzenlenen İnegöl Gastronomi Festivali kapılarını açtı. Heykel Meydanında gerçekleştirilecek festival kapsamında yöresel ürünlerden sokak lezzetlerine, tatlı sokağından yeşil gastronomi alanına, söyleşilerinden şef buluşmalarına kadar çok sayıda etkinlik ziyaretçilerle buluşacak. Festival alanında yaklaşık 100 çadır ve stant yer alırken, İnegöl’ün üreticileri, esnafı, ustaları ve kadın üreticileri de organizasyonun önemli paydaşları arasında yer alıyor.
İnegöl’ün gastronomi yolculuğunun önemli bir adımı olan festival, ziyaretçilerine şehrin lezzetlerini deneyimleme imkanı sunacak. İnegöl sofrasının lezzetlerinin yanı sıra, festival süresinde paneller, söyleşiler, mutfak deneyimleri, workshoplar katılımcılarla buluşacak. Aynı zamanda Türkiye’nin önemli gastronomi isimler, 3 günlük etkinliklerde İnegöllülerle buluşacak. Şef Dr. Esat Özata, Diyetisyen İpek Bitigen, Sahrap Soysal, Maria Ekmekçioğlu, Prof. Dr. Oğuz Özyaral ve Aslı Hünel gibi isimler ile yine gastronomi alanında bilinen pek çok akademisyen festivale konuk olacak.
Festival açılışında şehrin gastronomi yolculuğunu anlatan İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban; “Bugün çok heyecanlıyız. Tabi ki İnegöl’de sadece gastronomi yok. Sanayisi var, turizmi var, tarımı var. Ama bugün biraz gastronomiyi konuşmak istiyoruz. İnegöl’de bir gastronomi gücü olduğunu ülkemize, bu işin muhataplarına duyurmak istiyoruz. Bugün burada yalnızca bir festival açmıyoruz. İnegöl’ün sofrasını, mutfak kültürünü, geçmişten bugünümüze taşıdığımız lezzetleri ve topraklarımızın bize bıraktığı gastronomi mirasını daha geniş kitlelerle buluşturacak önemli bir adımı atıyoruz” dedi.
İnegöl’ün gastronomi yolculuğunun yani başlamadığını hatırlatan Başkan Taban, gastronomi keşfi ve şehrin lezzetlerini şöyle anlattı: “İnegöl’ün turizm potansiyelini geliştirirken akademisyenlerimizle ve paydaşlarımızla bir araya geldik. Güçlü yanlarımızı değerlendirirken gastronominin öne çıkan bir alan olduğunu gördük. Elbette bunun başında dünya çapında bilinen İnegöl köftemiz var. Baş aktörümüz. Ancak araştırdıkça gastronomimizin köfteden ibaret olmadığını da gördük. Araştırmalarımız sonucunda yaklaşık 200 yöresel yemeğimizin olduğunu tespit ettik. Bu lezzetleri reçetelendirdik ve gelecek nesillere aktarılabilecek bir miras haline getirdik. Ardından Gastro İnegöl Gastronomi Deneyim Merkezini kurduk. Burada amacımız, vatandaşlarımızın bu yemekleri tanıması, tatması ve mutfak kültürümüzle bağ kurmasıydı. Bir yandan da coğrafi işaret çalışmalarına hız verdik. İnegöl köftemizin yanı sıra; İnegöl Çıbrıkası, İnegöl Cerrah Kuru Fasulyesi, İnegöl Mişorizi, İnegöl Sütlü Kadayıfı, İnegöl Piyazı ve İnegöl Pırasasını da markalaştırdık. Toplamda 7 adet coğrafi işaretli markamız bulunuyor.”
İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban “Biz gastronomiyi sadece yemek olarak görmüyoruz. Bizim için gastronomi; kültür, hafıza, turizm, ekonomi ve şehrin tanıtımı. İnegöl’ü çoğu insan mobilyası ya da köftesiyle tanıyor. Gastronomi bir şehrin tanıtımında son derece güçlü bir araç. İnsanlar bir şehrin yemeğini beğendiklerinde tekrar gelmek, tavsiye etmek istiyorlar ve bu da ekonomik canlılığı beraberinde getiriyor. Ne kadar çok markalaşmış ürünümüz olursa, İnegöl’e o kadar çok ziyaretçi gelecek ve bundan tüm işletmelerimiz faydalanacaktır. İnsanlar “Hadi İnegöl’e gidelim” diyebilsin. Hedefimiz, İnegöl’ün adını her alanda daha güçlü duyurmak” diye konuştu…