Dolar 37,8560
Euro 41,2134
Altın 3.835,46
BİST 9.523,31
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa 14°C
Hafif Yağmurlu
Bursa
14°C
Hafif Yağmurlu
Per 18°C
Cum 17°C
Cts 17°C
Paz 13°C

Güncel Ekonomik ve Siyasi Duruma bir bakış…

Maliye Bilim Uzmanı/Ekonomist
9 Nisan 2024 04:44

Türkiye son iki yılda, iki seçim atlattı. 2018 yılındaki genel seçim sonuçlarıyla ilk defa uygulanmaya başlayan partili cumhurbaşkanlığı sistemi, 31 Mart 2024 yerel seçimleri ile birlikte toplamda dördüncü seçimini gerçekleştirdi.

Bu süre içerisinde küresel pandemi süreci, sel felaketi, yangınlar, depremler gibi birçok doğal afet atlatıldı ve bugünlere gelindi. Elbette 2023 yılında yaşadığımız deprem felaketinde, konunun uzmanlarını dinledik ve çok daha fazla olumsuz sonucun bizlere yakın olduğunu gördük. Bahsettiğimiz bu gelişmelerin, elbette ülke siyasi ve ekonomi konjonktürüne etkileri oldu, olmaya da devam edecekmiş gibi duruyor. Bu yazımızda sizlere biraz ekonomi, biraz da ekonominin siyasete etkilerinden bahsedeceğiz ve bazı konularda hafızamızı tazeleyeceğiz.

Bilindiği üzere özellikle 2021 yılından itibaren Türkiye, kimlik değişikliğine giderek faiz-enflasyon-kur politikasında farklılaşmaya gitti. Bu farklılaşma uygulamada, “düşük faiz politikası” olarak karşımıza çıktı. 2023 genel seçimlerine kadar Merkez Bankası, politika faizini kademe kademe %8,5 oranına kadar düşürdü. Seçim yatırımı olarak adlandırabileceğimiz bu para bolluğunun, elbette bir geri dönüşü de olacaktı ve bu geri dönüş yaşandı. Faizin düşürüldüğü 2021-2023 yılları arasında enflasyonun “çok yüksek” seyrettiği bir dönem izlendi.

2023 genel seçim sürecinin sonrasında yeni ekonomi yönetimi ile birlikte Türkiye, “düşük faiz” politikasından vazgeçerek, “rasyonel politikalara dönüş” fitilini ateşledi ve Merkez Bankası politika faizini artırmaya başladı. Bahsettiğimiz bu değişiklik ile birlikte elbette bir zihniyet değişikliği de gerekiyordu. Enflasyonun yüksek olduğu dönemlerde, “sıkı para politikası” uygulanması bir zorunluluktur. Çünkü ekonomilerin can düşmanı her zaman enflasyon olmuştur ve faiz bu enflasyonun düşürülmesinde bir araç olarak kullanılmalıdır. Yeni ekonomi yönetiminde Hazine ve Maliye Bakanı olarak görev yapan Mehmet Şimşek, bu sebeple göreve geldikten sonraki ilk açıklamasında; “Enflasyonu düşürmek için tüm araçları kullanacağız.” söyleminde bulunmuştur.

Bugün gelinen noktada bir dönem uygulandığını söylediğimiz ve tüm vatandaşlarımızın yakından şahit olduğu “düşük faiz” politikasının, ne kadar yanlış olduğu ortaya çıkmıştır. Ancak bu acı dersi, tüm Türkiye olarak “hayat pahalılığı” ile almış bulunuyoruz. Enflasyon ve kur gibi olguları, özellikle Türkiye gibi hassas ülke ekonomilerinde bozmak basit bir söylemle bile mümkünken, neredeyse 3 yıl boyunca uygulanan faiz politikasının açtığı yaraların biraz daha derinden hissedileceği açıktır. Enflasyon ve kurun yükselmesi birçok etkene bağlıyken, düşürülmesi de yine aynı şekilde birçok önlem ile mümkündür.

Ekonomi politikaları para ve maliye politikaları olarak iki ana başlıkta toplanabilir. Para politikasını Merkez Bankası, maliye politikasını Maliye Bakanlığı yürütür. Az önce bahsettiğimiz önlemlerin ilk adımı olarak 2023 genel seçimleri sonrasından bugüne Merkez Bankası, %8,5 olan politika faizini %50’ye kadar çıkarmış ve bir dizi farklı önlemler ile parasal sıkılaşmayı artırmıştır. Böylece enflasyonun hızını kesmek açısından “ilk adımları” atmıştır. Enflasyon olgusunun “sadece para politikası ve yüksek faiz” ile düşürülemeyeceği çok açık olmakla birlikte; maliye politikası araçlarının da etkin biçimde kullanılması gerekmektedir.

Bu yazımızda biraz daha genel bilgilendirme yaparak hem hafızalarımızı tazeledik, hem de “doğru bilinen yanlışlara” ışık tuttuk.

Maliye politikasında neler yapılması gerektiğini, ekonomi yönetiminin sıklıkla bahsettiği “yapısal reformların” ne olduğunu ve özlediğimiz “tek haneli enflasyon konjonktürünün” nasıl gerçekleşeceğini merak ediyor musunuz?

Sonraki yazılarımızda tüm konuları aydınlatmak üzere yeniden görüşeceğiz, o güne kadar sağlıcakla kalın…

GÜNCEL EKONOMİK VERİLER

DÖNEMLERTÜİK*ENAG**
Aylık Enflasyon% 3,16% 5,16
Yılık Enflasyon% 68,50% 124,6
Merkez Bankası Politika Faizi (Mart Ayı İtibariyle)%50***
*KAYNAK: TÜİK Mart Ayı Enflasyon Verileri
**KAYNAK: ENAG Mart Ayı Enflasyon Verileri
***KAYNAK: T.C. Merkez Bankası 21 Mart 2024 Tarihli Para Politikası Kurul Kararı
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.