Dolar 37,9371
Euro 41,5232
Altın 3.840,33
BİST 9.523,31
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa 14°C
Hafif Yağmurlu
Bursa
14°C
Hafif Yağmurlu
Per 18°C
Cum 17°C
Cts 17°C
Paz 13°C

Büyük devletler bilgiye, akla, ve erdemli insanlara önem vererek yükselirler

13 Kasım 2024 11:03

Bir toplum ne kadar çok okur, ne kadar çok sorgularsa, o kadar ileriye gider.

Biz ise, “bilmeyen bilmiş, görmeyen rehber” misali niteliksiz ellerin yönettiği bir ülke haline geldik.

Bu ülkenin kaderini liyakatsiz idareciler, ilimden yoksun hocalar, bilimden habersiz profesörler ve onlara inanan bilinçsiz kitleler şekillendirdi. Toplumun bu zaafları yüzünden karanlıklara sürüklendiğimiz dönemleri atlatmak ne kadar zor oldu! Bir ülkenin en büyük düşmanı, cehaleti kutsayanlar ve liyakate değer vermeyenlerdir.

Büyük devletler, bilgiye, akla, ve erdemli insanlara önem vererek yükselirler. Biz ise, “bilmeyen bilmiş, görmeyen rehber” misali niteliksiz ellerin yönettiği bir ülke haline geldik. Bilimin, bilginin değersizleştiği bir yerde ancak sahte kahramanlar ve liyakatsiz yöneticiler baş tacı edilir. Böylesi bir ortamda, ne halkın refahı sağlanır ne de gelecek nesiller için parlak bir yarın inşa edilir.

İlim bilmeyen hocaların nasihat verdiği, bilimden habersiz profesörlerin kürsülerde yer aldığı, eğitim ve liyakatin ayaklar altına alındığı bir toplumda, halkın yalnızca yanılsamalara değil, kendi yok oluşuna da alkış tuttuğunu görürüz. Bu durumdan kurtulmanın yolu, doğru insanları doğru görevlere getirmek, bilgiyi ve liyakati rehber edinmektir.

Bir Çin atasözü der ki: “Bilenler konuşmaz, konuşanlar bilmez.” Bugün bilmediği konularda ahkam kesenlerin sesleri, gerçekten bilenlerin seslerini bastırıyor. Ve cehalete inanan kitleler, bu boş sözleri rehber ediniyor. Böyle bir ortamda, hakikatin ışığını arayan bir avuç insan, cehaletin ağır gölgesinin altında kalıyor.

Bir toplum ne kadar çok okur, ne kadar çok sorgularsa, o kadar ileriye gider. Ama sorgulamayı bırakan, öğrenmeye yanaşmayan, bilgiyi değil önyargıyı rehber edinen toplumlar, liyakatsizlerin, cahillerin ve bilgisizlerin esiri olmaya mahkumdur.

Eğer biz bu zincirleri kırmak istiyorsak, önce liyakate, bilgiye ve ilime değer vermeliyiz, cehaleti yücelten anlayışla yüzleşmeliyiz. Unutulmamalı ki, karanlık ancak ışığın girmesiyle dağılır.

Cehalete teslim olmayacak bir ülke inşa etmenin vakti geldi. Yoksa bu topraklarda liyakatsizlikten daha büyük bir acı, daha yakıcı bir bedel tanınmayacaktır.

ETİKETLER: , , , ,
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.