BVHO’da Melike Baysal Güven Tazeledi: Yeni Yönetim İlk Toplantısını Yaptı
Bursa Veteriner Hekimler Odası (BVHO) Seçimli Olağan Kurulu’nun ardından yeni yönetim kurulu ilk toplantısını gerçekleştirerek görev dağılımını belirledi. Melike Baysal’ın yeniden başkanlığa getirildiği odada birlik ve beraberlik vurgusu öne çıkarken, Baysal Dünya Kuduz Günü vesilesiyle de sahipsiz hayvanlar ve halk sağlığına ilişkin kritik uyarılarda bulundu.
19-20 Eylül 2026 tarihlerinde gerçekleştirilen Bursa VHO Seçimli Olağan Kurulu sonrası ilk toplantı yapıldı ve görev dağılımı gerçekleştirildi.
Dört listenin yarıştığı seçim sonrası Katılım Grubu’ndan üç Çözüm Grubu’ndan iki kişinin seçildiği yönetimde başkanlığa Melike Baysal devam edecek. Yusuf Enginar’ın Genel Sekreter, Prof.Dr.Burcu Üstüner’in Sayman olarak görev aldığı BVHO yönetiminde yönetim kurulu üyeliklerine Kemal Farımaz ve Hasan Mümüşoğlu geldi.
Görev dağılımı sonrası açıklama yapan BVHO Başkanı Melike Baysal, liste delmenin başarı olduğunu, Çözüm Grubu’ndan gelen meslektaşlarının bu başarısını kutladıklarını, bundan sonra da iki farklı grup gibi değil Katılım ve Çözüm Grubu olarak tek bir ekip olarak çalışacaklarını ifade etti.
‘’Meslektaşlarımızdan gelen mesajı doğru okumaya gayret edeceğiz, meslektaşlarımız bizim birlikte çalışmamızı istediler, bizler de zaten birbirini tanıyan, diyaloğu olan meslektaşlarız, birlikte çalışmamamız için hiçbir neden yok, bugünden sonra her iki grubun seçim vaatlerini uygulamak en büyük sorumluluğumuz’’ diyerek birliktelik mesajı verdi.
Yeni dönemde önceliklerinin hep olduğu gibi bundan sonra da veteriner hekimlerin haklarını savunmak, hayvan sağlığı ve refahını korumak ve kamu sağlığına hizmet etmek olduğunu belirten BVHO Başkanı Melike Baysal bu kapsamda Dünya Kuduz Günü’ne de vurgu yaptı.
Kuduz hastalığının bilinen en eski hastalıklardan biri ve 1885 yılında Kuduz aşısını geliştiren Louis Pasteur’ün ölüm yıldönümü olan 28 Eylül 1895’in Dünya Kuduz Günü olduğunu belirterek, Kuduz’un yüzde 99 öldürücü ama aynı zamanda aşı ile korunmanın yüzde 100 mümkün olduğu bir hastalık olduğunu ifade etti.
Tarım ve Orman Bakanlığı verilerine göre ülkemizde hayvan kaynaklı kuduz hastalığı vakalarının azalmakta olduğunu ifade eden Baysal, aynı verilere göre evcil hayvanlarda 2018 yılında 437 olan Kuduz vakasının, 2023 yılında 86’ya gerilediğini, yabani hayvanlarda 2018 yılında 16 olan vaka sayısının, 2023 yılında 5’e düştüğünü söyledi.
Baysal, insan kuduz vakalarının da Sağlık Bakanlığı verilerine göre yılda 1-2 olduğunu ifade etti.
Burada bilmemiz ve üstünde dikkatle durmamız gereken kavram ‘’Kuduz Riskli temas’’tır.
Kuduz riskli temas konusunda yanlış anlamanın olduğunu ifade eden Melike Baysal, ‘’2018-2022 yılları arasında kuduz riskli temas sayısı ortalama 267 bin iken, 2023 yılında bu sayı 437 bine ulaşmıştır’’ cümlesi kuduz riskini ifade etmez, farkındalık ve yaratılan endişe nedeniyle herhangi bir kedi ya da köpek teması sonrası hastaneye başvuran ve aşılanan insan sayısını ifade eder; bu kuduz hastalığının arttığını, kuduz hayvan sayısının arttığını, ülkemizin kuduz hastalığı açısından riskli olduğunu göstermez.
Dünya Hayvan Sağlığı Örgütü (WOAH) ve Dünya Sağlık Örgütü (WHO) sadece insani yönden, hayvan hakları yönünden değil kuduz kontrolü açısından da sahipsiz köpeklerin itlaf edilmelerine geniş ölçüde karşı çıkmaktadır “Köpek kaynaklı kuduzu kontrol altına almakta kitlesel olarak yapılan aşılamaların etkili olduğu defalarca gösterilirken, köpeklerin yok edilmesinin ise uzun vadede köpek yoğunluğunu azaltmadığı veya kuduzu kontrol altına almada başarılı olmadığı açıkça belirtilmiştir. Bu nedenle toplu köpek itlafları kuduz kontrol stratejisinin bir parçası olmamalıdır. Bu strateji etkili olmamakla beraber sahipsiz köpekler hedef alındığında aşılama programlarına zarar verebilmektedir.” demektedir.
Bugün sokaktaki tüm köpekleri ve kedileri, hatta yaban hayvanlarını toplasak da zoonotik yani hayvanlardan insanlara bulaşan hastalıkları yok edemeyiz. Bu nedenle ‘’korunmayı’’ öğrenmemiz gerekir, koruyucu hekimliği benimsememiz, sağlık yönetimini bu merkezde yapmamız gerekir.
Eğitim sisteminde hayvanların insan sağlığı üzerindeki riskleri bilinerek hayvan sevgisi ve varlığına saygı öğretilmeli, yaşamın bölünmez bir bütün olduğunu, insan-hayvan ve çevrenin sağlığının birbirine bağlı olduğu öğretilmeli.
Bir türü yok ederek başka bir türün refahını ve sağlığını koruyamayız.
Dünya Kuduz Günü ve hemen arkasından gelen 4 Ekim Hayvanları Koruma Günü vesilesi ile Tek Sağlık yaklaşımını ve Bursa Veteriner Hekimler Odası’nın yaşamdan, veteriner hekimlikten ve halk sağlığından yana olan tavrını tekrar hatırlatıyoruz.