Bülent Arınç’a Yapılan Haksızlık, Vicdani Değil, Bölücülüktür Ve Davaya İhanettir
Manisa, 485. Uluslararası Mesir Macunu Festivali’ni gerçekleştirdi, Yüzyılların mirası olan Mesir Saçım Şenliği, binlerce insanın katılımıyla, kortej yürüyüşleriyle, dualarla, coşkuyla kutlandı. Ne yazık ki bu güzel gelenek, bugün sosyal medyada bir iftira ve linç kampanyasına alet edildi.
Geçenlerde Facebook’ta önüme düşen bir video, beni derinden üzdü. Bülent Arınç’ın Mesir yürüyüşündeki görüntüleri üzerinden “ihanet” algısı yaratılmaya çalışılmış. Kimi “CHP safına geçti”, kimi “davasını sattı” diye yazmış. Oysa mesele ne partidir ne koltuk. Mesele, bir insanın yarım asırlık emeğine, davasına, vefasına karşı gösterilen hoyratlıktır.
Bülent Arınç, bu ülkenin yakın siyasi tarihinde önemli bir figürdür. 50 yılını bir davaya adamış, nice bedel ödemiş, nice hizmette bulunmuş bir isimdir. Bugün AK Parti iktidarda ise, bunun temelinde Arınç ve onun gibi dava insanlarının omuzları vardır.
Ne yazık ki bizde en kolay şey, vurulanın üzerine bir tekme daha atmaktır. “Vurun abalıya” kültürü, hakikatin yerini çoktan aldı. Araştırmadan, sormadan, insaf etmeden yargı dağıtmak, sosyal medya çağının yeni hastalığı oldu.
Oysa bilmeliyiz ki: “Bir davayı yücelten, kendi adamına sahip çıkabilmektir.
Bir davayı yıkan, kendi adamını harcamaktan çekinmemektir.”
Eğer bir dava yolunda yürüyoruz diyorsak, yol arkadaşlarımıza vefa göstermek zorundayız. Çünkü vefa, sadece insana değil, davanın kendisine gösterilen saygıdır. Bülent Arınç’a yapılan haksızlık, yalnız bir insana değil, bir davaya ihanettir.
Manisa’nın Mesir geleneğinde binlerce şifa dağıtılırken, birilerinin kendi elleriyle fitne saçması, vicdana da davaya da yakışmaz. Unutmayalım:
“Dava adamlığı, yol arkadaşını yolda bırakmak değil; zor gününde el uzatmaktır.”