Deprem neden olur, nasıl oluşur?
Deprem neden olur sorusu, İstanbul’da meydana gelen 6.2 şiddetindeki depremin ardından yeniden gündeme geldi.
Yer kabuğu kırılmaları nedeniyle ani olarak ortaya çıkan otoritelerin dalgalar halinde yaylanarak geçtikleri ortamları ve yeryüzeyini sarsma olayı deprem olarak adlandırılır.
Deprem, insanın hareket etmediği ve dayanıklı ayağını bastığı bölgede da oynayacağını ve üzerinde bulunan tüm yapılarında hasar görebileceğini, kaybedebilecek şekilde yıkılabileceklerini gösteren bir olay doğadır.
DEPREMİ NEDEN OLUR?
Yerkabuğunun adı “Levha”ların, Astenosferdeki konveksiyon akımları nedeniyle hareket halinde satışları ve bu şekilde birbirlerinden ittiklerini veya bölünmeleri açılmakta ve bu olaylar meydana gelen zonlar da deprem bölgelerini oluşturmaktadır.
Birbirlerini iten ya da diğerinin adına dalan iki levha arasında, harekete engel olan bir güç güçleri vardır. Bir levhanın hareket edebilmesi için bu yapıların gücünün giderilmesi gerekir.
İtilmekte olan bir levha ile bir diğer levhaların gücünün aşıldığı zaman bir hareket halindedir. Bu hareket çok kısa bir zaman diliminde gerçekleşir ve şok niteliğindedir. Sonunda çok uzaklara kadar yayılabilen deprem (sarsıntı) dalgaları ortaya çıkıyor. Bu dalgalar geçen ortamları sarsarak ve depremin mesafeden uzaklaşarak enerjiyi azaltarak açar. Bu sırada meydana gelen, bazen gözle görülebilen, kilometrelerce uzanabilen ve “Fay” adı verilen kırıklar oluşabilir. Bu kırıklar bazen gözlenemez, yüzey örtüsü ile üzerlenmiş olabilir. Bazen de eski bir depremden oluşan ve yerüzüne kadar çıkmış, ancak aradan örtülmüş bir fay yeniden hareket edebilir.
Depremlerinin oluşması “Elastik Sıçrama” (Elastik Rebound) teorisi ile açıklanır. Bu teoriye göre, herhangi bir yerde, zamana bağlı olarak, yavaş yavaş oluşan birim biçiminin elastik olarak depoladığı enerji, kritik bir değere eriştiğinde, fay uçakları boyunca var olan kuvvetleri kuvvetini yenerek, fay çizgisinin her iki taraflı kayaç bloklarının birleştiğine göre hareketlerini oluşturur. Bu olay ani yer değiştirme hareketidir. Bu ani yer değiştirmeler ise bir yerde biriken birim deformasyonun enerjisinin açığa çıkması, boşalması, diğer bir deyişle mekanik enerjiye dönüşmesi ile ve sonuç olarak yer katmanının kırılması ve yırtılma hareketi ile gerçekleşmektedir.
Aslında kayaların, eskiden bir birim yerdeğiştirmelerine kesintiden kırılmaları olanaksızdır. Bu birim yer değiştirme hareketlerini, hareketsiz görülen yerkabuğunda, üst mantoda oluşan konveksiyon akımları oluşturmakta, kayalar belirli bir deformasyona kadar dayanıklılık gösterebilmekte ve sonrasında kırılmaktadır. İşte bu kırılmalar sonucu depremlerden oluşmaktadır. Bu olaydan sonra da kayalardan uzak zamandan beri birikmiş olan zayıflamaların ve enerjinin bir kısmı ya da tamamen giderilmiş durumdadır.
genel olarak bu deprem olayı sırasında oluşan faylarda, elastik geri sekmeler (atım), fayın onun iki yanında ve ters yönlerinden oluşur.
Faylar genellikle hareketlerine göre isimlendirilirler. Daha çok Yatay hareket sonucu ortaya çıkan faylara “Doğrultu Atımlı Fay”denir. Fayın oluşturduğu iki ayrı bloğun birbirine göre olarak Sağ veya sola hareketlerinden de bahsedilebilmesi için bunların sağ veya sol yönlü doğrultulu atılımlı faya bir örneğidir. Düsey, “Egim Atımlı Fay”de gelen faylara göre hareketlerle meydana gelir. Fayların özünde hem Extreme, hem de düsey hareket beraber gelişebilir.