Sarıbal’dan Tarım Gündemi: “Operasyonlar Yapısal Sorunların Üzerini Örtemez”
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, fındık ve pamuk üreticilerinin yaşadığı maliyet ve fiyat sorunları ile yaş sebze-meyve piyasasına yönelik soruşturmayı değerlendirdi. Sarıbal, tarımda kalıcı çözüm için planlı üretim, kamu alımı, kooperatiflerin güçlendirilmesi ve üretici desteklerinin artırılması çağrısında bulundu.
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, düzenlediği basın toplantısında tarım sektörünün gündemindeki başlıkları değerlendirdi.
Fındık ve pamuk üreticilerinin karşı karşıya olduğu maliyet baskısına dikkat çeken Sarıbal, yaş sebze-meyve ticaretine yönelik operasyonların tarım sektöründeki yapısal sorunların çözümü için tek başına yeterli olmayacağını savundu.
Sarıbal’ın açıklamasına göre fındıkta üretim maliyetleri ile piyasa fiyatları arasındaki fark büyürken, pamuk üreticisinin de kilogram başına zarar ettiği bir tablo ortaya çıktı.

“Fındıkta Maliyet 240 Liraya Ulaştı”
Fındığın Türkiye açısından stratejik bir tarım ve ihracat ürünü olduğunu belirten Sarıbal, yaklaşık 350 bin ailenin fındık üretiminden geçimini sağladığını söyledi.
Türkiye’nin dünya fındık üretiminin önemli bölümünü karşıladığını ifade eden Sarıbal, buna karşın üreticinin maliyet baskısı altında olduğunu dile getirdi.
TMO’nun 2026-2027 sezonu için Giresun kalite fındıkta kilogram başına 255 lira, levant kalite fındıkta ise 250 lira alım fiyatı açıkladığını hatırlatan Sarıbal, üretim maliyetinin ise yaklaşık 240 liraya ulaştığını belirtti.
Sarıbal, TMO’ya ürün teslim edemeyen veya nakit ihtiyacı nedeniyle ürününü bekletemeyen üreticilerin serbest piyasada daha düşük fiyatlarla satış yapmak zorunda kaldığını savundu.
“TMO Gerçek Bir Alım Garantisi Vermeli”
Fındıkta yalnızca fiyat açıklanmasının yeterli olmadığını ifade eden Sarıbal, TMO’nun toplam alım miktarını açıkça ilan etmesi ve üreticiye alım garantisi sağlaması gerektiğini söyledi.
Rekolte tahminlerinin de şeffaf ve bilimsel yöntemlerle yapılmasını isteyen Sarıbal, farklı kurumlar tarafından açıklanan rekolte rakamları arasındaki farkın üretici açısından belirsizlik oluşturduğunu ileri sürdü.
Sarıbal ayrıca randıman ölçümlerinin üretici ve üretici örgütlerinin katılımıyla yapılması gerektiğini belirterek, ÇKS ve randevu sistemindeki sorunların üreticinin ürününü kamu alım mekanizmasına ulaştırmasını engellememesi gerektiğini savundu.
Don Ve Hastalık Riski İçin Destek Çağrısı
Fındık üreticisinin yalnızca fiyat problemi yaşamadığını belirten Sarıbal; kahverengi kokarca, iklim değişikliği ve don olaylarının da üretim üzerinde baskı oluşturduğunu söyledi.
Tarım sigortalarının kapsamının genişletilmesi gerektiğini savunan Sarıbal, fındık üreticisinin iklim kaynaklı zararlarının daha etkin biçimde karşılanması çağrısında bulundu.
FİSKOBİRLİK ve üretici kooperatiflerinin güçlendirilmesi, lisanslı depoculuğun yaygınlaştırılması ve fındığın yalnızca kabuklu ürün olarak değil, işlenmiş ve katma değerli ürün olarak ihraç edilmesi gerektiğini de ifade etti.
Pamuk Üretimi İhtiyacın Dörtte Birine Geriledi
Basın toplantısında pamuk üretiminin durumuna da değinen Sarıbal, Türkiye’nin yıllık lif pamuk ihtiyacının yaklaşık 1,5-1,6 milyon ton olduğunu, üretimin ise yaklaşık 400 bin ton seviyesinde kalmasının beklendiğini söyledi.
Sarıbal, bu tablo nedeniyle Türkiye’nin pamuk ithalatına daha fazla bağımlı hale geldiğini belirterek, üretim maliyetleri ile piyasa fiyatları arasındaki farkın çiftçiyi üretimden uzaklaştırdığını savundu.
Kütlü pamukta kilogram başına maliyetin hasat giderleriyle birlikte yaklaşık 48-50 liraya çıktığını, piyasa fiyatının ise yaklaşık 38 lira seviyesinde kaldığını belirten Sarıbal, üreticinin kilogram başına 10-12 lira zarar ettiğini öne sürdü.
Sarıbal, pamukta desteklerin maliyet artışlarına göre güncellenmesi, üretici kooperatiflerinin güçlendirilmesi ve gerektiğinde kamu alım mekanizmalarının devreye alınması gerektiğini söyledi.
“Üreticiyle Tüccarı Karşı Karşıya Getirmek Çözüm Değil”
Yaş sebze ve meyve ticaretine yönelik soruşturmayı da değerlendiren Sarıbal, hukuka aykırı faaliyetlerin araştırılması gerektiğini ancak tarım sektöründeki temel sorunların yalnızca piyasa aktörlerine yönelik operasyonlarla çözülemeyeceğini savundu.
Sarıbal, üretici ile tüccar ya da sanayici arasındaki ilişkinin yalnızca suçlama üzerinden ele alınmasının, tarımdaki yapısal sorunları çözmeyeceğini ifade etti.
Marketlerin piyasadaki ağırlığına da dikkat çeken Sarıbal, tarla ile tüketici arasındaki fiyat oluşumunun üretim, depolama, nakliye, soğuk zincir, fire ve perakende aşamalarıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Havza Bazlı Üretim Planlaması Önerisi
Tarım sektöründeki sorunlara ilişkin önerilerini de sıralayan Sarıbal, toprak, su, iklim ve ülkenin gıda ihtiyacına göre havza bazlı üretim planlaması yapılması gerektiğini söyledi.
Sarıbal’ın açıklamasında öne çıkan öneriler arasında;
- Gerçek üretim maliyetlerinin hesaplanması,
- Temel ürünlerde taban fiyat ve kamu alımı uygulanması,
- Piyasa fiyatı taban fiyatın altında kaldığında fark ödemesi yapılması,
- Tarımsal desteklerin ekimden önce açıklanması,
- Çiftçi borçlarının uzun vadeli yapılandırılması,
- Kooperatiflerin güçlendirilmesi,
- Lisanslı depoculuk ve soğuk zincirin yaygınlaştırılması,
- Tarım sigortalarının kapsamının genişletilmesi,
- Üretici örgütlerinin karar süreçlerinde daha fazla temsil edilmesi
gibi başlıklar yer aldı.
“Mazot Üretimin Temel Maliyetlerinden Biri”
Motorin fiyatlarındaki artışın da tarımsal üretim maliyetlerini doğrudan etkilediğini belirten Sarıbal, motorinin litre fiyatının bir yıl içerisinde yaklaşık 54 liradan 100 liranın üzerine çıktığını söyledi.
Mazot maliyetinin yalnızca traktör kullanımını değil; sulama, hasat, işçi taşımacılığı ve ürünlerin tarladan pazara taşınması gibi birçok aşamayı etkilediğini belirten Sarıbal, tarımsal üretimde kullanılan mazota yönelik vergi yükünün azaltılması ve sübvansiyon uygulanması çağrısında bulundu.
Sarıbal, tarımda kalıcı çözümün üretim planlaması, maliyetlerin dikkate alınması, kamu alım mekanizmaları ve üretici örgütlerinin güçlendirilmesiyle mümkün olacağını savunarak, “Operasyonlar yapısal sorunların üzerini örtemez” mesajını yineledi.