Bursa Veteriner Hekimler Odası: “Kedileri Hedef Göstermek Çözüm Değil”
Bursa Veteriner Hekimler Odası (BVHO), Diyarbakır’da 3 yaşındaki bir çocuğun yaşamını yitirmesinin ardından yaptığı açıklamada, tek bir kedi temasından hareketle türlerin hedef gösterilmesinin bilimsel olmadığını belirtti. Kuduzun önlenebilir bir halk sağlığı sorunu olduğunu vurgulayan Oda, mücadelenin tekil hayvanları ortadan kaldırmakla değil, bulaşma zincirini kıran “Tek Sağlık” yaklaşımıyla yürütülmesi gerektiğini açıkladı.
Bursa Veteriner Hekimler Odası, Diyarbakır’da kuduz nedeniyle yaşamını yitiren 3 yaşındaki çocukla ilgili yaptığı açıklamada, tek bir temas öyküsünden hareketle kedilerin kuduzun kaynağı olarak gösterilmesinin bilimsel olmadığını belirterek, kuduzla mücadelede bütüncül ve Tek Sağlık yaklaşımının önemine dikkat çekti.
Diyarbakır’da 3 yaşındaki bir çocuğun kuduz nedeniyle yaşamını yitirmesi kamuoyunda büyük üzüntü yaratırken, Bursa Veteriner Hekimler Odası olayın ardından kuduzun bulaşma kaynağına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Kamuoyuna yansıyan bilgilere göre çocuğun yaklaşık dört ay önce bir kediyle temas ettiğinin belirtildiğini hatırlatan Oda, ancak temasın niteliği ve kuduzun hangi bulaşma zinciri üzerinden çocuğa ulaştığı konusunda tümüyle doğrulanmış bir epidemiyolojik değerlendirme bulunmadığını vurguladı.
Bursa Veteriner Hekimler Odası açıklamasında, “Kediyle temas edilmiş olması ile kuduzun kaynağının kesin olarak kedi olduğunun ortaya konulması aynı şey değildir”ifadelerine yer verdi.
Açıklamada, temas edilen hayvanın virüsü hangi kaynaktan aldığı, bölgede başka hayvanlarda kuduz dolaşımının bulunup bulunmadığı ve olayın bölgedeki epidemiyolojik tabloyla nasıl ilişkilendirileceğinin bilimsel olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtildi.
“Suçlu kim değil, bulaşma zinciri nasıl oluştu?”
Kuduzla mücadelede tek bir hayvan türünün hedef gösterilmesinin bilimsel açıdan doğru olmadığına dikkat çeken Bursa Veteriner Hekimler Odası, asıl sorunun bulaşma zincirinin bütün olarak ortaya konulması olduğunu ifade etti.
Oda açıklamasında, “Kuduzun kaynağı kedilerdir” gibi tek bir hayvan türünü hedef alan yaklaşımların hem bilimsel gerçeklikten uzaklaşmaya hem de hayvanlara yönelik korku ve şiddetin artmasına neden olabileceği belirtildi.
Açıklamada, kuduzla mücadelede doğru sorunun “Suçlu kim?” değil, “Bulaşma zinciri nasıl oluştu, nerelerde ve nasıl kırılabilir?” olması gerektiği vurgulandı.
“Türkiye’de kuduz tek bir hayvan türüyle açıklanamaz”
Türkiye’nin kuduz açısından endemik bir ülke olduğu belirtilen açıklamada, virüsün farklı memeli türlerini enfekte edebildiği ancak bir hayvanda kuduz görülmesinin o hayvan türünün hastalığın temel kaynağı olduğu anlamına gelmediği ifade edildi.
Bursa Veteriner Hekimler Odası, Türkiye’de kuduzun; yaban hayatı, evcil ve sahipsiz hayvanlar, çiftlik hayvanları ve insanlar arasındaki temasların birlikte değerlendirilmesini gerektiren karmaşık bir halk sağlığı sorunu olduğunu belirtti.
Oda, 2024 yılında yayımlanan ve kedilerde kuduzun halk sağlığı boyutunu inceleyen uluslararası bir çalışmaya da dikkat çekerek, kedilerin kuduz virüsünü insanlara bulaştırabileceğini ancak bilinen doğal rezervuarlar olmadığını ifade etti.
Açıklamada, “Kuduz bir kedi insana kuduz bulaştırabilir. Ancak bir kedide kuduz görülmesi, tek başına kedilerin kuduzun epidemiyolojik kaynağı olduğu anlamına gelmez”denildi.
Yaban hayatı ve hayvan hareketleri de izlenmeli
Kuduzla mücadelede yaban hayatının önemli bir başlık olduğuna dikkat çeken Oda, özellikle tilkiler başta olmak üzere çeşitli yaban hayvanlarının virüsün doğal döngüsünde rol oynayabileceğini belirtti.
Doğu ve Güneydoğu Anadolu’nun kırsal ve engebeli coğrafyasının yaban hayvanları, çiftlik hayvanları, köpekler ve yerleşim alanları arasındaki temasların önemini artırdığı ifade edilirken, yaban hayatındaki kuduzun izlenmesi, oral aşılama çalışmalarının sürdürülmesi ve bölgesel epidemiyolojik verilerin düzenli olarak değerlendirilmesi gerektiği kaydedildi.
Bunun yanında sınır ötesi hayvan hareketleri ve yaban hayatı hareketliliğinin de dikkate alınması gerektiği belirtilerek, sınır bölgelerinde hayvan hareketlerinin izlenmesi, veteriner hekim kontrol sistemlerinin güçlendirilmesi ve komşu ülkelerle iş birliğinin geliştirilmesi çağrısı yapıldı.
“Hayvanları ortadan kaldırmak değil, virüsün dolaşımını kesmek gerekiyor”
Kırsal bölgelerde yaban hayatı ile çiftlik hayvanları arasındaki temasın da kuduz açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirten Bursa Veteriner Hekimler Odası, çiftlik hayvanlarının ve sürü köpeklerinin düzenli olarak aşılanmasının önemine dikkat çekti.
Açıklamada, “Kuduz açısından sürdürülebilir sonuç, hayvanları ortadan kaldırmaya değil, virüsün hayvanlar arasındaki dolaşımını kesmeye dayalı bilimsel yöntemler ile elde edilir” ifadeleri kullanıldı.
“Aşı var, kaynak var; eksik olan bütüncül yaklaşım”
Tarım ve Orman Bakanlığı’nın 2025 İdare Faaliyet Raporu’na göre yaban hayatında kuduzla mücadele kapsamında 3 milyon 55 bin 200 doz oral aşının yemler içerisinde uçakla doğaya bırakıldığını hatırlatan Oda, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde mihrak alanlarında köpekler için de 63 bin doz oral aşı kullanıldığını belirtti.
Bursa Veteriner Hekimler Odası, yaban hayatında oral aşılama, kedi ve köpeklerin aşılanması, çiftlik hayvanlarının korunması, laboratuvar sürveyansı ve insanlarda temas sonrası koruyucu uygulamaların birbirinden bağımsız politikalar olarak ele alınamayacağını vurguladı.
Oda’ya göre amaç yalnızca ortaya çıkan vakaya müdahale etmek değil, virüsün dolaşımını ve bulaşma zincirini mümkün olduğunca kaynağında kırmak olmalı.
“Tek Sağlık bir tercih değil, zorunluluk”
Kuduzun, insan, hayvan ve çevre sağlığının birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini gösteren hastalıklardan biri olduğu belirtilen açıklamada, veteriner hekimliği, halk sağlığı, çevre ve yaban hayatı alanlarında görev yapan kurum ve meslek gruplarının ortak veri ve ortak sürveyans anlayışıyla çalışması gerektiği ifade edildi.
Bursa Veteriner Hekimler Odası, kuduzla mücadelede daha güçlü sürveyans, etkin hayvan aşılama programları, güçlü laboratuvar altyapısı, etkin yaban hayatı oral aşılama çalışmaları ve toplumsal farkındalığın artırılması gerektiğini belirterek, “Hepsinden önemlisi gerçek bir Tek Sağlık sistemine ihtiyacımız var” mesajını verdi.
Açıklamanın sonunda Diyarbakır’da yaşamını yitiren çocuğun ailesine başsağlığı dilenirken, yaşanan olayın herhangi bir hayvan türünü hedef göstermek için değil, kuduzla mücadeleyi güçlendirmek için bir uyarı olarak değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı.
Bursa Veteriner Hekimler Odası, “Kuduzla mücadele korkuyla değil bilimle, suçlamayla değil epidemiyolojik değerlendirmeyle, hayvanları hedef göstermekle değil bulaşma zincirini kırmakla yapılır” dedi.
Oda açıklamasını, “Bir çocuğun kuduzdan hayatını kaybetmesi kader değildir. Kuduz önlenebilir. Bilimle, aşıyla, sürveyansla, veteriner hekimliği halk sağlığıyla ve gerçek bir Tek Sağlık anlayışıyla” ifadeleriyle tamamladı.