Yeni Parti’li Nurhayat Altaca Kayışoğlu Şeftali Üreticisinin Sorunlarını TBMM’ye Taşıdı
Bursa başta olmak üzere Türkiye’nin önemli şeftali üretim merkezlerinde üreticilerin karşı karşıya kaldığı fiyat ve maliyet baskısı Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) gündemine taşındı. Yeni Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesinde, özellikle 2026 yılı hasat döneminde şeftali üreticilerinin yaşadığı ekonomik sorunların araştırılmasını ve üreticinin korunmasına yönelik somut adımlar atılmasını istedi.
Nurhayat Altaca Kayışoğlu, şeftalide üretici fiyatlarının geçen yıla göre ciddi ölçüde gerilediğini, buna karşılık mazot, gübre, zirai ilaç, sulama, elektrik ve işçilik gibi temel üretim girdilerindeki maliyet artışlarının devam ettiğini belirtti. Özellikle Gülaven şeftalisinde üretici fiyatlarının kilogram başına 20-25 TL seviyelerine kadar gerilediğine dikkat çeken Altaca Kayışoğlu, üreticinin ürününü maliyetinin altında satmak zorunda bırakılmasının tarımsal üretimin sürdürülebilirliği açısından ciddi risk oluşturduğunu ifade etti.
Şeftali üreticilerinin yaşadığı fiyat kaybına dikkat çeken Altaca Kayışoğlu, geçen yıl kilogramı yaklaşık 100 TL seviyesinde alıcı bulan şeftalinin bu yıl bazı üretici satışlarında 20-25 TL bandına kadar gerilediğini söyledi.
Altaca Kayışoğlu, aynı dönemde tarımsal üretimin temel girdilerinden biri olan mazot fiyatındaki yükselişe de dikkat çekerek, üreticinin bir yandan ürününü düşük fiyata satmaya çalışırken diğer yandan artan üretim giderlerini karşılamak zorunda kaldığını belirtti.
Altaca Kayışoğlu, “Geçtiğimiz yıl kilogramı yaklaşık 100 TL seviyesinde alıcı bulan şeftali, bugün 20-25 TL bandına kadar gerilemiş durumda. Aynı süreçte mazotun yaklaşık 40 TL’den 85 TL seviyelerine çıkması, üreticinin hangi şartlarda üretim yaptığını açıkça gösteriyor. Üretici hem maliyetlerin altında eziliyor hem de emeğinin karşılığını alamıyor” dedi.
Şeftalide yaşanan fiyat gerilemesinin yalnızca ürünün satış fiyatıyla sınırlı değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Altaca Kayışoğlu, üreticinin bir sezon boyunca yaptığı harcamalar dikkate alındığında ortaya çıkan tablonun daha ağır hale geldiğini savundu.
Meyve üretiminde maliyetler hasat döneminden çok daha önce oluşuyor. Fidan, gübreleme, zirai mücadele, sulama, budama, bakım, enerji, akaryakıt ve işçilik gibi birçok kalem üreticinin sezon boyunca yaptığı harcamalar arasında yer alıyor.
Şeftali üreticileri açısından ürünün hasat edilmesiyle birlikte maliyet baskısı sona ermiyor. Hasat işçiliği, ürünün taşınması, kasalanması, depolanması ve pazara ulaştırılması da üreticinin karşı karşıya kaldığı giderler arasında bulunuyor.
Altaca Kayışoğlu, girdi maliyetlerindeki artışın devam ettiği bir dönemde ürün fiyatlarının sert biçimde gerilemesinin üreticinin gelir-gider dengesini bozduğunu belirterek, bu durumun özellikle küçük ve orta ölçekli üreticiler açısından önemli bir ekonomik baskı oluşturduğunu ifade etti.
Üreticinin ürününü maliyetinin altında satmak zorunda kalmasının yalnızca bir sezonluk gelir kaybı olarak görülmemesi gerektiğini belirten Altaca Kayışoğlu, oluşan zararın üreticinin gelecek yıl yeniden üretim yapabilme kapasitesini de etkileyebileceği uyarısında bulundu.
Ürününü beklediği değerden satamayan üreticinin mevcut borçlarını ödemekte zorlanabileceğini belirten Altaca Kayışoğlu, tarımsal üretimde yaşanan fiyat-maliyet makasının genişlemesinin üretimden kopuş riskini artırabileceğini söyledi.
Altaca Kayışoğlu, “Üretici ürününü maliyetinin altında satmak zorunda kalıyorsa burada ciddi bir sorun var demektir. Bugün şeftali üreticisinin yaşadığı sorun yarın üretim alanlarının daralmasına, bahçelerin sökülmesine ve üreticinin tarımdan kopmasına neden olabilir. Tarımsal üretimi korumak yalnızca çiftçiyi değil, ülkenin gıda güvencesini korumaktır” ifadelerini kullandı.
Üreticinin tarımdan çekilmesinin uzun vadede yalnızca kırsal kesimde gelir kaybına yol açmayacağını belirten Altaca Kayışoğlu, üretim alanlarının azalmasının iç piyasadaki ürün arzını ve dolayısıyla tüketici fiyatlarını da etkileyebileceğini savundu.
Şeftali üreticilerinin yaşadığı sorunların tek bir ürünle sınırlı olmadığını belirten Altaca Kayışoğlu, kiraz başta olmak üzere farklı meyve gruplarında da üretici fiyatlarında gerilemeler yaşandığını ifade etti.
Tarımsal ürünlerde üretici fiyatları ile tüketicinin karşılaştığı nihai fiyat arasındaki farkın da ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini belirten Altaca Kayışoğlu, üreticinin düşük fiyata satış yapmak zorunda kaldığı dönemlerde tüketicinin aynı ürün için neden daha yüksek bedel ödemek zorunda kaldığının araştırılması gerektiğini söyledi.
Altaca Kayışoğlu, üretimden pazarlamaya kadar uzanan zincirin bütün aşamalarının dikkate alınması ve üreticinin emeğinin karşılığını alabileceği sürdürülebilir bir piyasa yapısının oluşturulması gerektiğini dile getirdi.
Altaca Kayışoğlu’nun TBMM’ye sunduğu soru önergesinde, Tarım ve Orman Bakanlığı’na Bursa’daki 2026 yılı şeftali üretici satış fiyatlarına ilişkin çeşitli sorular yöneltildi.
Önergede, Bursa’da şeftali üreticilerinin ürünlerini hangi fiyatlardan sattığına ilişkin Bakanlık tarafından bir tespit yapılıp yapılmadığının açıklanması istendi.
Gülaven şeftalisinde üretici fiyatlarının kilogram başına 20-25 TL seviyelerine kadar gerilediği yönündeki iddiaların da gündeme getirildiği önergede, söz konusu fiyat düşüşüne ilişkin Bakanlık tarafından herhangi bir inceleme veya raporlama yapılıp yapılmadığı soruldu.
Bakanlığın elinde Bursa ve diğer üretim bölgelerinde üretici fiyatlarını, üretim maliyetlerini ve fiyat değişimlerini ortaya koyan güncel bir çalışma bulunup bulunmadığının da açıklanması talep edildi.
Altaca Kayışoğlu, soru önergesinde üreticilerin yaşadığı fiyat sorununa karşı uygulanabilecek tedbirler konusunda da Bakanlığa sorular yöneltti.
Üreticinin maliyetinin altında satış yapmasını önlemek amacıyla taban fiyat uygulaması başta olmak üzere farklı destek mekanizmalarının değerlendirilip değerlendirilmediğini soran Altaca Kayışoğlu, üretici açısından öngörülebilir bir piyasa yapısının oluşturulmasının önemine dikkat çekti.
Önergede ayrıca ürünlerin belirli bir fiyat seviyesinin altında kalması durumunda üreticiyi koruyacak mekanizmaların oluşturulup oluşturulmayacağı ve alım garantisi gibi uygulamaların hayata geçirilip geçirilmeyeceği de gündeme getirildi.
Altaca Kayışoğlu, üreticinin hasat dönemine geldiğinde ürününü hangi fiyattan satacağını öngörememesinin önemli bir sorun olduğunu belirterek, tarımsal planlamanın yalnızca üretim miktarı üzerinden değil, üreticinin gelir ve maliyet dengesi üzerinden de değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Soru önergesinin son bölümünde, Bursa başta olmak üzere meyve üreticilerinin yaşadığı ekonomik kayıpların giderilmesi ve üretimin sürdürülebilirliğinin sağlanması amacıyla Bakanlığın kısa, orta ve uzun vadede hangi tedbirleri planladığının açıklanması istendi.
Altaca Kayışoğlu, üreticilerin yalnızca hasat döneminde değil, bütün üretim süreci boyunca desteklenmesi gerektiğini belirtti. Desteklerin üretim maliyetleri ve bölgesel koşullar dikkate alınarak belirlenmesi gerektiğini savunan Altaca Kayışoğlu, özellikle yüksek maliyetle üretim yapan çiftçilerin ürünlerini zararına satmak zorunda kalmasının önüne geçilmesi gerektiğini söyledi.
Tarım politikalarının temel hedeflerinden birinin üreticinin üretime devam etmesini sağlamak olması gerektiğini vurgulayan Altaca Kayışoğlu, çiftçinin ekonomik olarak sürdürülebilir bir üretim yapısına kavuşmasının hem kırsal ekonomi hem de gıda arz güvenliği açısından önemli olduğunu söyledi.
Altaca Kayışoğlu, “Üreticiyi tarlada tutamazsak yarın soframızda bu ürünleri bulmak çok daha zor olacak. Üreticinin emeğinin karşılığını aldığı, maliyetlerini karşılayabildiği ve gelecek yıl yeniden üretim yapma gücünü bulabildiği bir tarım politikası hayata geçirilmek zorunda. Şeftali üreticisinin yaşadığı bu tablo görmezden gelinemez” dedi.
Bursa’da şeftali üretiminin karşı karşıya olduğu fiyat ve maliyet baskısının TBMM gündemine taşınmasıyla birlikte gözler şimdi Tarım ve Orman Bakanlığı’nın soru önergesine vereceği yanıta çevrildi. Bakanlığın üretici fiyatlarına ilişkin tespitleri, maliyet-fiyat makasına yönelik değerlendirmeleri ve olası destek politikaları, şeftali üreticilerinin içinde bulunduğu ekonomik tablonun nasıl ele alınacağını da ortaya koyacak.
Üreticiler açısından ise temel beklenti, artan üretim maliyetleri karşısında ürünün gerçek değerini bulması ve tarımsal faaliyetin sürdürülebilirliğini sağlayacak ekonomik koşulların oluşturulması. Şeftalide yaşanan fiyat gerilemesi, tarımsal üretimde maliyetler ile üretici gelirleri arasındaki dengenin yeniden tartışılmasını beraberinde getirirken, alınacak kararların yalnızca mevcut sezonun değil, gelecek yıllardaki üretim kapasitesinin de belirleyicisi olması bekleniyor.