Çiftçiyi ve Bayiyi Zorlayacak Yeni Sistem: B-Reçete Nedir, Hangi Sorunları Getiriyor?
TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Bursa Şubesi, 1 Temmuz 2026’da yürürlüğe girecek “B-Reçete Takip Sistemi” öncesi Tarım ve Orman Bakanlığı’na kritik bir rapor sundu. Bursa Şube Başkanı Veli Koç, gıda güvenliği için kurulan sistemin mevcut eksikliklerle uygulanması halinde tarımsal üretimde tıkanmalara, ciddi ürün ve verim kayıplarına yol açabileceği uyarısında bulundu.
Tarımda 1 Temmuz Dönemeci: ZMO Bursa Şubesi’nden Hayati “B-Reçete” Uyarısı
13 Aralık 2025 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanan Bitki Koruma Ürünlerinin Uygulanması ve Denetimine Dair Yönetmelik gereği, pilot bölgelerin dışındaki tüm şehirlerde 1 Temmuz 2026 itibarıyla B-Reçete Takip Sistemi resmen hayata geçiyor. Üretimde izlenebilirliği artırmayı ve gıda güvenliğini güçlendirmeyi amaçlayan bu dijital dönüşüm öncesinde, TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) Bursa Şubesi kapsamlı bir çalışma raporu hazırlayarak Tarım ve Orman Bakanlığı’na sundu.
ZMO Bursa Şube Başkanı Veli Koç imzasıyla sunulan raporda, sistemin teorideki faydaları kabul edilmekle birlikte, saha gerçekleriyle uyuşmayan 8 kritik nokta ve çözüm önerileri sıralandı.
İşte B-Reçete Sisteminde Sahayı Bekleyen 8 Büyük Tehlike
ZMO Bursa Şubesi’nin raporunda, sistemin mevcut haliyle devreye girmesi durumunda hem Bursalı üreticileri hem de tarım bayilerini zor durumda bırakacak şu aksaklıklara dikkat çekildi:
| Sorun Başlığı | Sahadaki Karşılığı ve Doğuracağı Tehlike | ZMO Bursa Şubesi’nin Çözüm Önerisi |
| 1. Uzman Yetersizliği | Reçete yazacak yetkili uzman sayısı az. Hastalık anında hızlı ilaçlama yapılamazsa ürünler kurur, ekonomik zarar oluşur. | Yetkili uzmanların hangi ilçelerde görev yaptığı açıkça ilan edilmeli, uzman sayısı hızla artırılmalı. |
| 2. SMS Doğrulama Krizi | Yaş almış, akıllı telefon kullanamayan veya köyünde şebeke çekmeyen çiftçiler doğrulama kodu alamayacağı için ilaç satın alamayacak. | Çiftçinin sistemdeki kaydına çocuklarının, yakınlarının veya çalışanlarının alternatif numaraları da eklenebilmeli. |
| 3. Miktar ve Doz Uyuşmazlığı | Akademik dozlar ile rüzgar, yağış, ağaç yaşı ve arazi yapısı gibi saha şartları uyuşmuyor. Ani yağmurda ilacın tekrarlanması gerekebilir. | Ürün miktarları belirlenirken bölgesel iklim şartları, arazi yapısı ve ani hava değişimleri gibi değişkenler sisteme dahil edilmeli. |
| 4. Bayiler Arası Satış Yasağı | Yoğun dönemde stoğu biten bayinin başka bayiden ilaç tedarik etmesi yasaklanıyor. Bu durum tedarik zincirini kırar, çiftçi ilaç bulamaz. | Yetki belgesine sahip toptancı ve bayilerin kendi arasındaki ürün transferi ve satışı serbest bırakılmalı. |
| 5. Ruhsatsız Hastalıklar | Türkiye’de üretilen pek çok üründe bazı hastalıklar için halen resmi ruhsatlı koruma ürünü yok. Sistem bunu tamamen kilitleyebilir. | Ruhsatlı alternatif bulunmayan kronik hastalık ve zararlılar için bakanlık düzeyinde acil geçici reçete formülleri üretilmeli. |
| 6. Hobi Bahçeleri Belirsizliği | Ticari üretim yapmayan hobi bahçeleri, parklar, siteler ve belediye yeşil alanlarının bu ilaçlara nasıl erişeceği muamma. | Ticari olmayan küçük ölçekli ve peyzaj amaçlı alanlar için sisteme erişim ve temin yöntemi netleştirilmeli. |
| 7. Finansal Yük ve Borçlanma | Artan maliyetler nedeniyle bayiler adeta çiftçinin bankası oldu; hasat vadeli çalışıyorlar. Yeni bürokrasi bayileri mali krize sokabilir. | Hazırlanacak tüm mevzuatlarda, üretime finansal olarak da göğüs geren bayilerin hakları gözetilmeli. |
| 8. Belediye Ruhsat Bürokrasisi | Ziraat ilaçları bayilerinin işyeri açma süreçlerinde belediyelerde yaşanan farklı uygulamalar ve uzun süreçler sektörü mağdur ediyor. | Belediyelerdeki ruhsatlandırma süreçleri standart hale getirilmeli ve bürokrasi azaltılmalı. |
“Bayiler Sadece Satıcı Değil, Çiftçinin Ücretsiz Danışmanı”
Raporda ayrıca, tarım bayilerinin üstlendiği sosyal role de vurgu yapıldı. Türk çiftçisinin bir hastalık gördüğünde ilk olarak mahallesindeki, ilçesindeki tarım bayisine danıştığı ve buradan ücretsiz teknik danışmanlık aldığı hatırlatıldı. Bayilerin sadece ticari birer depo olarak görülmemesi gerektiği, üretimin sürdürülebilirliği için bu ekosistemin korunmasının şart olduğu ifade edildi.

Veli Koç: “Amacımız Mağduriyeti Önceden Engellemek”
ZMO Bursa Şube Başkanı Veli Koç, raporun amacının sistemi baltalamak değil, aksine daha işlevsel hale getirmek olduğunu belirterek, “B-Reçete Takip Sistemi’nin temel hedeflerini destekliyoruz ancak uygulama aşamasındaki sorunlar önceden görülmezse tarımda telafisi imkansız kalite ve verim kayıpları yaşanır. Önerilerimizin dikkate alınmasını talep ediyoruz” dedi.
Bursa, şeftalisinden zeytinine, armudundan siyah incirine kadar dünya çapında tarımsal markalara sahip bir kent. Tarımda dijitalleşme ve ilaçların izlenebilir olması gıda güvenliği açısından kulağa çok hoş gelse de, Ziraat Mühendisleri Odası Bursa Şubesi’nin sunduğu bu rapor tam bir “saha gerçeği tokatı” niteliğinde. İnternetin çekmediği dağ köyündeki 70 yaşındaki çiftçiye SMS kodu sormak, ya da ilaçlama yaptıktan iki saat sonra aniden bastıran Bursa yağmuruyla ilacı akıp giden üreticiye ‘kotan doldu, yeni ilaç yazdıramazsın’ demek tarımı bitirmek demektir. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın, üretimin kalbi olan Bursa’dan yükselen bu haklı sese kulak tıkamaması ve 1 Temmuz’dan önce esneklik paylarını sisteme dahil etmesi gerekiyor.