Dolar 47,5127
Euro 54,8153
Altın 6.175,37
BİST 13.458,10
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa 30°C
Açık
Bursa
30°C
Açık
Paz 33°C
Pts 32°C
Sal 33°C
Çar 33°C

Uludağ Üniversitesi’nden Küresel Tehdide Karşı Akademik Barikat… Tütün Devlerinin “Bağımlılık Mühendisliği” Deşifre Edildi

Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ), tütün endüstrisinin dijitalleşen dünya ile birlikte evrilen küresel stratejilerini, genç nesilleri hedef alan sinsi pazarlama taktiklerini ve geleceğe yönelik kitlesel sağlık risklerini çok boyutlu bir sempozyumla masaya yatırdı.

Uludağ Üniversitesi’nden Küresel Tehdide Karşı Akademik Barikat… Tütün Devlerinin “Bağımlılık Mühendisliği” Deşifre Edildi
REKLAM ALANI
2 Haziran 2026 16:00
A+
A-

Bağımlılık Uygulama ve Araştırma Merkezi (ULUBAMER) tarafından düzenlenen “Bağımlılığın Yeni Yüzü: Tütün Endüstrisinin Evrimi” başlıklı 31 Mayıs Dünya Tütünsüz Günü Sempozyumu, Prof. Dr. M. Mete Cengiz Kültür Merkezinde gerçekleştirildi.

Sempozyumun açılış konuşmasını gerçekleştiren BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, üniversite olarak bağımlılığın her türüyle mücadele etmeyi kurumsal bir sorumluluk olarak gördüklerini ifade etti. Tütün endüstrisinin dijitalleşen dünya ve değişen tüketim alışkanlıklarına hızla adapte olduğuna dikkat çeken Rektör Yılmaz, genç nesilleri bu yeni nesil tehditlerden korumak adına bilimsel etkinliklerin ve akademik farkındalık çalışmalarının hayati bir öneme sahip olduğunu vurgulayarak ULUBAMER’e ve katkı sunan tüm bilim insanlarına teşekkürlerini iletti.

BUÜ Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Funda Coşkun ise tütün ve halk sağlığı ilişkisine tıbbi bir perspektiften yaklaştı. Tütün endüstrisinin son yıllarda “zarar azaltma” veya “tıbbi gerekçeler” gibi paravan söylemlerle yeni bir meşruiyet alanı yaratmaya çalıştığını belirten Dekan Coşkun, klinik verilerin ve akademik çalışmaların bu manipülasyonları açıkça gözler önüne serdiğini ifade etti. Tıp Fakültesi olarak toplum sağlığını tehdit eden bu sinsi dönüşüme karşı her zaman bilimin safında yer alacaklarını ve farkındalık faaliyetlerini büyüterek sürdüreceklerini kaydetti.

Sempozyumun ilk sunumunu gerçekleştiren Prof. Dr. M. Atilla Uysal, “Tütün Kullanımı: Küresel ve Ulusal Gerçekler – Yeni Bir Epideminin Eşiğinde” başlıklı konuşmasında dünyada ve Türkiye’deki güncel verileri paylaştı. Tütün tüketiminin ulaştığı boyutların alarm verdiğini belirten Uysal, geleneksel tüketim alışkanlıklarının ötesine geçen bu durumun halk sağlığı üzerinde kitlesel bir salgına (epidemiye) dönüştüğünü vurguladı. Ulusal stratejilerin acilen güncellenmesi gerektiğine işaret eden Uysal, tütünle mücadelenin sadece bireysel bir tercih değil, topyekün bir halk sağlığı savunması olduğunu ifade etti.

Dr. Öğr. Üyesi Sinem Can Oksay, “Yeni Nesil Nikotin Ürünleri: Zarar Azaltımı mı, Bağımlılığı Yeniden Paketleme mi?” sorusu üzerinden endüstrinin pazarlama illüzyonlarını deşifre etti. Elektronik sigaralar ve ısıtılmış tütün ürünlerinin “daha az zararlı” iddiasıyla piyasaya sürülmesinin tamamen bir yanıltmaca olduğunu aktaran Oksay, endüstrinin asıl amacının bağımlılığı modern ambalajlarla genç kuşaklara yeniden satmak olduğunu dile getirdi. Sunumunda, bu ürünlerin içerdiği kimyasal risklerin klinik boyutlarına dikkat çeken Oksay, yeni nesil ürünlerin bağımlılık döngüsünü kırmak bir yana, onu daha da derinleştirdiğini kaydetti.

Prof. Dr. Aslı Görek Dilektaşlı, “Tütün Endüstrisi Bir Farmasötik Endüstri Gibi mi Çalışıyor? ‘Bağımlılık Tasarımı'” başlıklı konuşmasında, küresel tütün şirketlerinin geçirdiği yapısal dönüşümü gözler önüne serdi. Sektörün artık geleneksel bir üretici mantığından sıyrılarak adeta birer ilaç (farmasötik) firması gibi laboratuvar odaklı çalıştığını belirten Dilektaşlı; bu şirketlerin aerosol bilimini ve soluma tekniklerini en ince detayına kadar incelediğini ifade etti. Beyindeki ödül mekanizmasını en agresif şekilde tetikleyecek, nano emisyon ve yüksek potentli buharlaştırma teknolojileriyle milimetrik “bağımlılık tasarımları” yapıldığına dikkat çeken Dilektaşlı, endüstrinin devasa Ar-Ge bütçelerini bağımlılığı kalıcı kılmak için tehlikeli birer mühendislik silahı olarak kullandığını vurguladı.

Etkinliğin son konuşmacısı olan Doç. Dr. Osman Elbek ise “Kenevir ve Tütün Endüstrisi: Yakın Gelecek Nasıl Dizayn Ediliyor?” başlıklı sunumunda, tütün devleri ile kenevir sektörünün küresel ölçekte yürüttüğü ortaklığı çarpıcı verilerle aktardı. Bu gizli planlamanın temellerinin aslında 1970’lere kadar uzandığını belirten Elbek; küresel tütün şirketlerinin, sigara tüketimindeki düşüşü ikame etmek adına kenevir ve esrar türevlerini “sağlıklı yaşam” ya da “tıbbi kenevir” maskesi altında küresel pazara entegre etmeye çalıştığını söyledi. Sektörün aerosol bilimi, inhalasyon teknolojileri ve sözleşmeli tarım altyapısı gibi mevcut lojistik güçlerini hızla bu yeni alana kaydırdığını dile getiren Elbek, özellikle aromalandırılmış ürünlerle gençlerin hedef alındığını ve toplumsal sağlığın büyük bir ekonomik pazar projeksiyonuna kurban edilmek istendiğini vurguladı.

Sempozyum, tütün endüstrisinin yeni nesil stratejilerine dair merak edilen konuların netleştirildiği soru-cevap bölümünün ardından sona erdi.

REKLAM ALANI
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.