Bursa’da Arkeoloji Rüzgarı Esti
Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen Aktopraklık Arkeoloji Söyleşileri’nin 6. buluşmasında, insanlık tarihinin sıfır noktası olarak kabul edilen Göbeklitepe ve Karahantepe konuşuldu. Prof. Dr. Necmi Karul, neolitik dönemin ezber bozan bulgularını Bursalı arkeoloji meraklılarıyla paylaştı.
Bursa, tarih öncesi dönemlerin gizemli dünyasına kapılarını araladı. Büyükşehir Belediyesi Kent Tarihi, Tanıtım ve Turizm Dairesi Başkanlığı’nın düzenlediği “Aktopraklık Arkeoloji Söyleşileri”, bu ay dünya arkeoloji dünyasının kalbi sayılan Şanlıurfa’daki “Taş Tepeler” projesini Merinos Tekstil ve Sanayi Müzesi’ne taşıdı.
Aktopraklık kazılarının emektar ismi ve aynı zamanda Göbeklitepe-Karahantepe Kazı Başkanı olan Prof. Dr. Necmi Karul, “Mitlerin Doğuşu” başlığı altında çarpıcı bilgiler verdi:
Göbeklitepe ve Karahantepe’nin, yerleşik hayata geçişten önce bile insanların devasa anıtsal yapılar inşa edebilecek bir organizasyon gücüne sahip olduğunu gösterdiğini belirtti. Bu anıtsal yapıların, erken dönem insan topluluklarının sadece avcı-toplayıcı olmadığını; ortak bir inanç, planlama ve sembolizm etrafında birleştiğini kanıtladığı vurgulandı. Karul, kazılarda ortaya çıkan dikili taşlar üzerindeki figürlerin, o dönemin inanç dünyasına ve toplumsal hiyerarşisine dair ipuçlarını paylaştı.
Merinos Galeri Alanı’nı dolduran tarih tutkunları, sadece keşifleri değil, arkeolojik kazıların bilimsel yöntemlerini de yerinde öğrenme fırsatı buldu. Soru-cevap bölümünde neolitik dönemin günlük yaşamına dair merak edilenleri yanıtlayan Karul, Bursa’nın da Aktopraklık gibi önemli bir neolitik mirasa sahip olmasının büyük bir avantaj olduğunu ifade etti.