Bursa’nın Atık Krizine Bilimsel Reçete
Gelecek Partisi Bursa İl Başkanı Mahmut Fuat Kadıoğlu, kentin kronikleşen katı atık sorununa karşı ezber bozan bir öneri getirdi: “Mantarlarla doğal temizlik.” Kadıoğlu, Uludağ eteklerinin bu biyolojik dönüşüm için dünyadaki en uygun laboratuvarlardan biri olduğunu savundu.
Bursa’nın dere yataklarından tarım arazilerine kadar sirayet eden atık krizi, artık klasik yöntemlerle çözülemiyor. Gelecek Partisi Bursa İl Başkanı Mahmut Fuat Kadıoğlu, 2026 yılı projeksiyonunda kentin ekolojik kurtuluş reçetesini açıkladı. Kadıoğlu’na göre çözüm; toprağın altındaki görünmez kahramanlarda, yani mantarlarda saklı.
Biyoremediasyon: Doğanın Kendi Temizlik Ordusu
Kadıoğlu, Bursa’nın atık yükünün Marmara Denizi’ni ve içme sularını tehdit ettiğini belirterek, biyoremediasyon (doğal onarım) modelini önerdi. Özellikle mantarların toksik maddeleri parçalama yeteneğine dikkat çeken Kadıoğlu, bu mucizevi canlıların kapasitesini şöyle sıraladı:
Toprağa sızan petrol türevlerini, ağır metalleri ve kimyasal atıkları moleküler düzeyde parçalarlar. Sızıntı sularındaki mikro kirleticileri temizleyerek yeraltı sularını korurlar. Bitki türlerinin %90’ı ile simbiyotik bağ kurarak toprak verimliliğini artırır ve erozyonu önlerler.
Uludağ Etekleri Stratejik Fırsat
Uludağ’ın eşsiz iklim ve toprak yapısının mikofarming (mantar tarımı) için biçilmiş kaftan olduğunu ifade eden Kadıoğlu, bu modelin sadece çevreyi temizlemekle kalmayacağını, kırsal kalkınmayı da tetikleyeceğini vurguladı. Atıktan ekonomik değer üreten bu döngüsel modelle; kırsalda yeni istihdam alanları yaratılması ve köyden kente göçün yavaşlatılması hedefleniyor.
“Bilimsel Denetim Olmazsa Olmaz”
Kadıoğlu, bu biyolojik gücün kontrolsüz kullanımına karşı da uyarıda bulundu. Bazı mantar türlerinin ekosisteme zarar verebileceğini hatırlatarak, tüm sürecin üniversiteler ve bilim insanları koordinasyonunda yürütülmesi gerektiğinin altını çizdi.
“Çöp, Yönetilemeyen Bir Fırsattır”
Açıklamasını iddialı bir vizyonla tamamlayan Kadıoğlu:
“Bursa’nın artık günü kurtaran depolama alanlarına değil, doğayla barışık dönüşüm modellerine ihtiyacı var. Çöp yığınları arasında kirliliği değil, çözümü görebilmeliyiz. Geleceği şekillendirmek, doğanın gücünü bilimle birleştirmektir” dedi.