MHP’li Vahapoğlu’ndan korkutan iddia: “ABD, Rusya ve Çin Dünyayı Paylaştı!”
MHP 27. Dönem Bursa Milletvekili Dr. Mustafa Hidayet Vahapoğlu, küresel dengeleri sarsacak bir iddiayı gündeme taşıdı. İkinci Dünya Savaşı sonrası yapılan Yalta Konferansı’na atıfta bulunan Vahapoğlu; ABD, Rusya ve Çin’in kendi aralarında yeni bir dünya paylaşımı için anlaştıklarını öne sürdü.
Vahapoğlu, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, “Bu devletler oyunu”nun uluslararası hukuku ve hükümranlık haklarını askıya aldığını belirtti. İddiaya göre; Rusya kendi bölgesinde serbest hareket ederken, Çin Afrika ve güneyindeki ülkelerde borçlandırma yoluyla hakimiyet kuracak, ABD ise Güney Amerika ile enerji vanalarını tamamen kontrol altına alacak. Küresel postmodern sömürgeciliğin legalleştiği bir döneme girildiğini savunan Vahapoğlu, ülkelerin bu “kurtlar sofrasında” meze olmaktan kurtulmasının tek yolunun nükleer silaha sahip olmak ve savunma sanayisinde tam caydırıcılık kazanmak olduğunu vurguladı.
Vahapoğlu paylaşımında:
“İkinci Dünya Savaşından sonra galip devletlerin Yalta‘da toplanarak yaptıkları paylaşımın bir benzerinin ABD, Rusya, Çin Halk Cumhuriyeti arasında yapıldığını ve bu anlaşmaya başta İngiltere olmak üzere AB ülkelerinin de rıza gösterdiklerini düşünüyorum. Tarih bir gün bu iddiamın doğruluğunu kanıtlarıyla ortaya koyacaktır. Bu bir devletler oyunudur, uluslararası hukuku, hükümranlık haklarını, sınırların dokunulmazlığını, kişi hak ve hürriyetlerini, Birleşmiş Milletler’in temel esaslarını askıya alan gücü gücüne yetene helal olsun anlayışını hayata geçiren, ortak, ancak sakat bir durumdur. Yeni ve arsızca yapılan bir paylaşımın önümün açılmasıdır. Küresel postmodern sömürgeciliğin tescillenmiş-legalleşmiş halidir. . Rusya, bölgesinde istediği gibi oynayacak, Çin, güneyi ve batısındaki ülkeler ile borç batağına soktuğu Afrika’da kendisine çizilen bölgede oynayacak ancak Güney Amerika’ya olan ilgisinden vazgeçecektir. ABD ise Güney Amerika’ya tüm gücüyle çöreklenecek, Grönland ve Kanada başta olmak üzere bu coğrafyaları istediklerini alacak şekilde kolonileştirecek, Afrika ile ön Asya’da ise sömürge merkezleri oluşturacak, buralar yerel halktan olup bölge valisi yetkisiyle donatılacak kişilerin yönetimine bırakılacaktır. ABD, küresel enerji üretim ve dağıtım vanasının başına geçecektir. Bu belki de orta vadeli zorunluluktan kaynaklanan kabullere dayalıdır. Sonuç sorunludur. Elinde kendi üretimi yada kullanım yetkisi kısıtlı/sınırlı olmayan nükleer silah sahibi ülkeler kendini savunabilir ve kurtlar sofrasında meze olmaktan kurtulabilir. Çözüm, nükleer silah sahibi olmak ve her alanda çağın gerektirdiği savunma ve saldırı imkanlarını üreterek ülkenin caydırıcığı ile dokunulmazlığını güçlendirmekten geçmektedir..” ifadelerine yer verdi.
